Glutensiz Kıymalı Börek
Sağlıklı yaşama, karabuğdaya çok bile dayanmış şefinizden selamlar olsun Çölyakdaşlarım!Zayıflamak, forma girmek için gösterdiğim müthiş çabalar, 3 haftada verdiğim kiloyu, 2 günde geri almamdan kaynaklanan motivasyon eksikliği nedeniyle çok uzun sürmedi...:(
Şu fani dünyadaki 32. yılımda; bu döngünün devam edeceğini biliyor ve kabul ediyorum el mahkum. Bazen dikkat edicez, bazen kendimizi ödüllendireceğiz:) hep diyet olmaz, her gün börek te olmaz. Sağlık olsun da; gerisi boş...
Bu döngü tabii ki devam edecek, önümüzdeki günlerde tiroid testlerimin ardından tekrar forma girme ve formda kalma çabalarıma son sürat geri döneceğim.
Bu arada tarife gelmeden önce, Doğum günümü kutlamak için gittiğim Kapadokya gezimden bahsedeyim. Harika bi yermiş Kapadokya! Yıllardır gitmek görmek isterdim de bi türlü sıra gelmemişti. Yemek yapmak ve yemekten sonra en sevdiğim şey, seyahat etmek! Yeni yerler göreyim, minik ufkumu genişleteyim, bol bol fotoğraf çekeyim, anı biriktireyim. Ölüp gittikten sonra geride kalan tek şey yaşanmışlıklar, anılar olacak. O yüzden elimizden geldiğince, anı yaşayıp, tadını çıkarmalıyız. Geçenlerde yine Facebook ta ağlamayı sevenlerden biri, ayy çölyak hayallerimi yıktı, yaşama sevincimi aldı gibisinden birşeyler yazmıştı. Birisi de seyahat etmekten korkuyormuş falan, ki yeni teşhis edilen biri için korkmak normal. Hepimiz biliyoruz ki çölyaklı için dışarda yemek, özellikle yurtiçi-yurtdışı farketmez, yabancı memlekette yemek yemek ultra zor. Ama bu bas kıçını evde otur demek değil tabi ki... Sadece birazcık ekstra çaba sarfedeceğiz. Gitmeden önce gideceğimiz yeri araştıracağız, nesi meşhur ne yenir, ben yiyebilir miyim? Yiyemezsem güvenli gıda nerede bulabilirim? Ekmeklerini yanına alacaksın bir kere! Yolluk Çölyaklının olmazsa olmazı. Günlük hayatta bile çantanda bi kraker ekmek vs. olmalı. He illa ekmek vs. taşımana gerek yok, elma da olur pekala ;)
Önemli olan bakış açısı çölyaklı! Ağlayıp sızlanmak ve kendine acımak istiyorsan, sana iyi ağlamalar; ben şahsen, tedbirimi alıp dünyayı gezmeyi düşünüyorum. Bir de tekrar etmek istiyorum, kanserin ve başka birçok dermansız derdin bulunduğu bu dünyada bir diyet için bu kadar isyan etmek, ahlamak-vahlamak çok ayıp! Daha önceki yazılarımı okuduysan biliyorsun; benim teşhis sürecim çok zorlu geçti, kötü günlerdi, ölümün eşiğinden döndüm falan... O yüzden diyet yapıcan ömür boyu dediklerinde sülalece halay çekecektik sevinçten nerdeyse :) Dedim ya, bakış açısı ve ben iyi yönden bakmayı tercih ediyorum.Kapadokya'ya dönecek olursak, büyülü bir yer! Kaldığımız otel çok güzeldi (karlikevi.com), gezdiğimiz gördüğümüz her yer çok güzeldi, şansımıza gruptaki insanlar çok güzel insanlardı. Yemeklere gelince valla bi numara yok yemeklerde! Hani böyle Anadolu'nun bağrına gitmişiz, şehir çocuğuyuz; ne yesek şiir yazıcaz, İstanbul'da verdiğimiz hesabın 1/3 ünü vercez falan sanıyoruz. Mahalle arası kıçı-kırık kebabçı bi patlıcan şişe 20 TL aldı benden yaa! İçindeki ette 3 gr. falan heralde... Hayır aldın 20 TL yi bari pişireydin eti! Dönüş yolunda öyle hırslandık ki adama, neredeyse basacaktık tükkanı :) Kapadokya bölgesinin mutfağı diye birşey yokmuş. Çevre kurak arazi olduğu için, özel sebze vs. yok, hayvancılık yok, ne var? Bulgur, patates, baklagil... Öyle anlatıldı bize yani... Bi özel testi kebabı var, Asmalı Konak dizisiyle meşhur olmuş... O da işte evde yaptığımız salçalı et, güveçte değil de testinin içinde pişiriyorlar, sonra şov yaparak o testinin kafasını kırıp, eti tabağa döküyorlar. Eğer şanslıysanız benim gibi, o kırık testi parçaları etin içinden çıkıyor sonra... Bir de tabi dünya para yine... Yemek açısından sınıfta kalıyor, karnımız doysun diye yedik işte, bir de İstanbul fiyatı heryer, turistik bölge kazığı çok fena... ama yemek kalitesi İstanbul bile değil... Neyse ben Urfa-Antep gezilerini bekliyorum galiba oralarda aradığımı bulacağım :)
Kapadokya gezisinde yediğim en iyi şey kahvaltıydı bu arada, otelimizin kahvaltısı çok cömert ve lezzetliydi, bende yaptım simit sandviçlerimi götürdüm yanımda, sabahları öyle idare ettim. Yani mutlaka git, gör gez Çölyaklı, ama Kapadokya'ya gidip te gluteni bilmiyo ya hayret bişşieaaa diyip ukalalık yapma, al ekmeğini krakerini elmanı koy çantana, sinir krizi geçirme sonra benden söylemesi ;) Yeme içme özellikle senin benim için sıkıntılı. Ama tekrar gider miyim? Giderim valla, bu sefer balona binmedim yükseklik korkum olduğu için ama bi daha gidersem kararlıyım bineceğim, bi de o kadar romantik yere işalla sevgilimle giderim bi daha... euehueheu :D
Neyssseeee başlıktan anlaşılacağı üzere, şu sıra börek döngüsündeyim :) Facebook'a koyuyorsunuz börek fotoğraflarını, canım çekiyor sizin yüzünüzden, bir de annem 24 saat yemek kanalı seyrediyor, orda da börekleri açıp açıp duruyorlar fenalık geçirdim artık... Dedim hadi şu börekle şansımızı bir daha deneyelim :)
Ayyy pek güzel oldu, sonuç beni çoook tatmin etti çölyaklı :) Yanına da portakallı gazoz yaptım, pek yakıştı , o da bonus tarif olsun ;)
Glutensiz Yufka:
- Su dışındaki bütün malzemeleri karıştırın.
- Suyu azar azar ekleyip yoğurmaya başlayın, iyice yoğurduktan sonra üzerine bir bez örtüp oda sıcaklığında mayalanmaya bırakın.
Kıymalı harç:
- 200 gr. kıyma
- 1 domates
- 3 sivri biber
- 1 paprika (tatlı kırmızı biber)
- 1 kırmızı soğan
- 2 diş sarımsak
- 3 Yemek kaşığı sıvıyağ
- 1 yemek kaşığı salça
- tuz, karabiber, pul biber.
- Zeytinyağı koyduğunuz tavada, yemeklik doğranmış soğanları, sivri ve paprika biberi ve sarımsağı soteleyin.
- Kabuğunu soyduğunuz domatesi de küp doğrayıp ekleyin.
- Kıymayı ekleyip, kaşığın tersiyle eze eze kavurun (bu topaklanmasını önler ;)
- Salçayı da ekleyip kavurmaya devam edin.
- en son tuzunu baharatını ekleyip, karıştırın ve altını kapatın.
Börek yumuşatıcı karışım:
- 1 yumurtanın sarısı
- 1 yumurta
- 3 yemek kaşığı süt
- 3 yemek kaşığı sıvı yağ
Hepsini bir kapta çırpın.
Güçleri birleştir;
- Mayalanan hamuru unlu tezgahın üzerine alın
- Üzerine hafifçe bastırın, gazı çıksın.
- Hamuru 3 e ayırın.
- Unlu tezgahın üzerinde, sabırla ve nazikçe açmaya başlayın.
- İyice incelttikten sonra, börek yumuşatıcı karışımdan yufkanın her yerine sürün.
- İç harcını koyun (ben biraz dil peyniri de ekledim), ve fotoğraflarda görüldüğü gibi sarıp şekillendirin.
- 3 böreği de sardıktan sonra, tepsiye dizin, börek yumuşatıcı karışımdan tekrar üstlerine sürün, biraz susam ve çörek otu serpip, 180 derece fırında yaklaşık 15-20 dk. pişirin.


Bonus tarif: Portakallı Gazoz:

- 1 Portakalın suyunu sıkın
- 2 mandalinanın da suyunu sıkın.
- 1 şişe limonlu sodayla karıştırın hepsini, böreğin yanında için miss gibi :)
Hadi kalın afiyetle :)



Yorumlar
Yorum Gönder