Glutensiz, Karnabahar Mantısı
Önce kediyi sonra kendini besleyenlere selamlar olsun, önce çoluğun çocuğun ve kocanın kahvaltısını hazırlayıp, kendi ılık çay içen kadınlara da selam olsun. Ayyy ay ay! Yazmadığım sürece boyunca o kadar doldum ki önce hangi uyuz olduğum konu hakkında çemkirsem karar veremiyorum.Bir reklam var gıcık oldum, önce ona çemkireyim;
1) Süper Freş (Super Fresh), fasulyeleri en taze zamanında toplayıp, -40 derecede şokluyormuş, sonra bir "kadın" ın ellerinde fasulye güzel bi yemek oluyormuş. Oje reklamı mı uleyn bu, niye kadını vurguluyorsun? Fasulye pişirmek kadının görevi midir? Bir erkeğin hamarat elleri olamaz mı? Belki fasulyeyi evdeki abi daha iyi yapıyor?? Valla durdum bu konuya takıldım. 80lerde mi yaşıyoruz? Yıl olmuş 2016, hala kadınların tüm derdi tasası ve gayesi, çamaşırların daha beyaz olması, fasulyenin hünerli ellerinde pişmesi falanmış gibi yansıtılıyor. Şu cinsiyet ayrımcılığını azıcık aşsak artık diyorum! Şimdi diyeceksiniz ki; memlekette kız çocuklarına cinsel istismar vakaları, denetimsiz ne idüğü belirsiz yurtlar ve bu yurtlarda meydana gelen çeşitli facialar varken, fasulyeye mi atarlanıyorsun manyak kadın? Evet tüm bu olanlar içinde fasulyeye kızıyorum. O fasulye reklamını yaratan arkadaşlar, okumuş, vizyon sahibi, algıdan vs den hayvan gibi anlayan kişiler. O markayı yönetenlerde öyle. Böyle reklamlar, buna benzer gerizekalı diziler ve kadın programları yüzünden, topluca algımızla oynanıyor, kader diyoruz, fıtrat diyoruz, aman kadın olmak işte şekerim diyoruz, evi dağıtan oğlumuzdan şikayet edip, yine götünü biz topluyoruz falan. O yüzden muhtemelen kadın işçiler tarafından taze taze toplanan, belki de kadın bir gıda mühendisi tarafından -40 derecede şoklanan, zıkkımın fasulyesini, reklamda bile olsa, beyaz gömlekli lavuğun pişirmesi bence çok tatlı bir ters köşe olurdu. Hatta o mühendisin kocası yapsın fasulyeyi falan? Neden olmasın? oğlan analarına sesleniyorum, lütfen şu oğullara paşa muamelesi yapmayın, kızım sofrayı topla sonra babana kahve yap demeyin yahu. Geri zekalı mı oğullarınız? Sofraya iki tabak koyup kaldıramıyor mu, ya da kahve yapmak zor bir iş mi? Hem kahve yapmak kız çocuğunun göreviyse niye tüm kahvehane ve çay ocağı sahipleri erkek :) Kendi annemde dahil bak hepinize çemkiriyorum burdan, kızıııııım diye sesleneceğinize, oğlummmm diye seslenin azıcık mutfaktan.
2) Feminist çığlıklarım sonrası, sıra çölyaklı ailemize geldi. Ya ben bu facebook gruplarındaki tuhaf tartışmalardan, garip kahramanlık çabalarından, derneklere bok atılmasından falan çok sıkıldım. Ayrıca instagramdan paylaştığım her fotoğrafın altına tarif? yazmanızdan da çok sıkıldım. Birçok tarif burda var ama kim neden bloga girip arasın okusun di mi? İşim yok size pasta tarifi yazıcam mikmikmik telefon klavyesinden. Hayır sonuna lütfen yazınca da yeteri kadar kibar olmuyor. Bir de o tarifini istediğiniz ürünler benim sattığım şeyler ablalar abiler. Yani bir pelit pastanesinden falan tarif istiyor musunuz? Niye ben satış yaptığım ürünün tarifini vereyim. Buna yıllardır bir anlam veremiyorum. Sende nedense benim emeklerime bedavadan sahip olmakta bir sakınca görmüyorsun ve yine nedense, bu işten para kazanmama gıcık oluyorsun. Ama iki tane çok çok afedersin kıçı kırık hamurişi yapabildin diye, hemen sipariş almaya başlıyorsun ve kendini büyük usta ilan ediyorsun. Bu ikiyüzlülüğe, bu şuursuzluğuna da gıcık oluyorum çölyakdaş. Buradan böyle yazınca çok zalimce duruyor farkındayım ama bak bu blogu yüzyıl önce yazmaya başladım, daha eğitim falan almadan kendimce yaptığım tariflerden başladım, sonra profesyonelleştikçe daha iyi şeyler koymaya çalıştım hala daha da, yeni birşeyler keşfettikçe ve fırsat buldukça buradan zaten paylaşıyorum. Telefondan bilgisayardan o instagram hesabına ulaşabiliyorsan buraya da ulaşabilirsin ve bu iletişim bilgilerine de ulaşabilirsin. Bak bu bloga girip tarifleri denemek bedava.
3) Şuursuzluk demişken yüz yıl önce yazdığım bir yazı vardı, çölyaklının umutsuz mucize arayışı diye. Ayyyy hala aynı şeyler gündemde. Suriyeli adam kulağından ip yakıyormuş, çölyak geçiyormuş. Uzun uzun bunun neden alakasız olduğunu anlatmayacağım. Hayır arkadaşım, kulağımla götümün ne alakası var allah aşkına yaa??? Bir düşün, bir "google it" ama yaaa... İltihap akıyormuşta kulaktan, çölyak geçiyormuş falan, eriyen beyin olmasın o akan? Hayır ipi kıçımızda yaksa anlayacağım bi derece hani?
4) Son olarak, Glutensiz Fırın (sahibi olduğum minnak marka oluyor kendisi; www.glutensizfirin.com) 'da neden efendim daha sağlıklı şeyler yapmıyormuşum, misal neden kinoa unundan ekmek, karabuğday unundan pasta yapmıyormuşum diye çemkiren ablalar oluyor arada. Yahu hem glutensiz ürünler pahalı diye veryansın edip, hemde kinoa unundan ekmek bekliyorsunuz. Kaça satayım kinoadan ekmeği, 50 TL mi? Ayrıca benim işim en sağlıklı ürünü yapmak değil, pastacıyım ulan ben. Şu konuda bir anlaşalım, glutenli ya da glutensiz pasta, börek, ekmek yiyerek sağlıklı ve fit kalamazsınız. Sağlıklı yaşam gayeniz var ise, bu ürünlerden mümkün olduğunca uzak durup, taze sebze meyve ve protein ağırlıklı besleneceksiniz. Bu konuda tavsiye edebileceğim kitaplar var hatta, bakınız, Ayşegül Çoruhlu'nun alkali diyet kitabı, bakınız yeni okumaya başladığım Tahıl Beyin kitabı (internetten sipariş verebilirsiniz). Evet benim kullandığım hepinizin birşekilde kullandığınız, glutensiz un karışımları nişasta ağırlıklı. Ve nişasta= yüksek kan şekeri. Ama dediğim gibi zaten ben pasta-börek vb. yapıyorum, işim bu. Kıssadan hisse diyeceğim şu ki; hem lezzetli, hem sağlıklı, hem şişmanlatmayan bir formül henüz yok. Ben çeşitli gıda alerjilerine uygun misal; yumurtasız sütsüz glutensiz bazen şekersiz de ürünler yapıyorum. Ama bunlar yine de sağlıksız falan diyorsanız, dediğim gibi bir beslenme şekli uygulayıp, ayda yılda bir kere börek, pasta yiyeceksiniz o zaman. Ben özel hayatımda bunu uygulamaya çalışıyorum şu an.

Bugün vereceğim tarif te bu mottaya uygun ballarım. Hem glutensiz hem hafif hem leziz. ama pasta değil, börek değil yani. Karnabahar. Dünyada böyle bir çılgınlık var, low carb. Yani düşük karbonhidrat. Bilginiz olsun diye söylüyorum, yediğimiz bu sebzelerde karbonhidrat. Karbonhidrat dediğimiz şeyler illa unlu mamüller değil yani. Zaten insan vücudunun çalışabilmesi, enerji sağlayabilmesi için karbonhidratlara ihtiyacı var. İşin özü onu dengeleyip en iyi kaynaktan alabilmek. İnternette falan illa denk gelmişsinizdir, kabaktan spagetti, karnabahardan pizza falan yapıyorlar. Bence denemeye değer ;)
Ben dün akşam yemekte ne yesem diye düşünürken bi anda uydurdum bu yemeği yine. Hiç öyle burun kıvırma, börek istiyorduk karnabahar neymiş deme, bence ıspanaktan bin kat daha güzel bir sebze.
Olaylar şöyle gelişti; akşam eve geldim ne yiyeceğim derdi. Bahsettiğim gibi bu aralar hem kilo kontrolü, hem de sağlıklı beslenme açısından sebze ağırlıklı beslenmeye özeniyorum. Evde ayıptır söylemesi biraz ıspanak yemeği var. Ama bir gün önce yemişim zorla (çocukluğumdan beri sevmem ıspanak yemeği) ve o anda tekrar ıspanak yemek istemiyorum. Çocuklarınıza da zorla yedirmeyin bence. Böreğin arasına koyun, ne bileyim salatasını falan yapın daha güzel oluyor. O pişmiş ıspanak böyle kıyır kıyır dişlerimin arasında, bi fena yapıyor beni. Neyse bir baktım dolaba, kavrulmuş kıyma var biraz, biraz daha karıştırdım dolabı mis gibi karnabahar duruyor sebzelikte. aldım hemen karnabaharı başladım karnabahar mantımı yapmaya ;)
Karnabahar Mantısı:
- Göz kararı karnabahar
- Yemeklik kavrulmuş kıyma (bol salçalı tavsiye ederim.)
- Bol sarımsaklı yoğurt.
Karnabaharı yıkayıp ayıklayıp, buharda haşlayın. (su da olur ama çok haşlamayın biraz diri kalsın)
Haşlanmış karnabaharı minik doğrayıp bir tavaya alın, kavrulmuş kıymayla biraz karıştırın. Hatta isterseniz biraz pul biber atın içine.
Sonra bol sarımsaklı yoğurdunuzla afiyetle yiyin. Gerçekten mantı yer gibi büyük keyifle yedim, şiddetle de tavsiye ediyorum.
Şimdi diyeceksiniz ki; bu bildiğin kıymalı karnabahar yemeği mantıyla ne alakası var? Muhtemelen kıymalı karnabahrı kıymayla beraber sulu sulu pişiyorsunuz, çoluk çocuk ondan yemiyor. Siz bir de böyle deneyin, adına mantı deyin, bakın nasıl yiyorlar ;)
Hadi kalın sağlıcakla. Bir sonraki yazım glutensiz ekmek yapımıyla ilgili doğrular yanlışlar şeklinde olacak, takipte kalın, bu konuda da söyleyecek çok şeyim var.


Yorumlar
Yorum Gönder