Glutensiz nugget

Çalışkanlığın ve dolayısıyla yorgunluğun da dibine vurmuş şefinizden selam olsun sizlere Çölyakdaş'larım!

Yoğun tempoda ne yeni tarif denemeye ne de buraya bir şeyler yazmaya vaktim oluyor. Bugün sabah 5:30 'da gelmemin sonucu olsa gerek, işleri bitirip azıcık soluklanma fırsatım oldu da hadi dedim, boş oturacağıma, haftasonu yaptığım tavuk nugget'ın tarifini yazayım şuraya :)

Biliyorsunuz, Temmuz ayından beri benim tükkanda günlük satışlarım da oluyor, özellikle Cumartesi günleri coşturuyorum, ekmekler, simitler,tatlılar... Beni oldukça motive eden bir gelişme oldu bu, sizin de uzun zamandır benden talep ettiğiniz bir şeydi, geldiğinizde alacak bir şeyler olması. E işte hepimizin işine yaradı :) Yaptığım ürünlerin beğenilmesi, eline sağlık denmesi işime karşı olan aşkımı kamçılıyor. Arada garip tipler de oluyor tabi ama sanırım instagram çağının dikeni bunlar. Hani gerizekalı yorumlar ya da dm'lerle uğraşmak için ünlü olmaya gerek yokmuş onu gördüm.

Ay dayanamicam dedikodu yapayım azıcık :D

Bir kaç gün önce instagram'dan artık kargo yapmayacağımı duyurmuştum, kendimce sebeplerini de açıkladım, "hikaye" kısmında. Yani kimseyi kırmak istemediğim için, bana aslında biraz zahmetli de olsa, kargo yapılabilecek ürünleri heryere yollamaya çalışıyordum ama, son zamanlarda üst üste çok aksilik yaşandı ve bende böyle bir karar aldım. Ve bence bu en başta değerli müşterilerimi ilgilendirdiği için de, sebeplerini açıklama gereği duydum. Muhtemelen emekli ve yapacak pek bir işi olmayan amca, kendini fazla önemsiyorsun, çok gereksiz olmuş bu açıklama demiş. Haydaaaa, dedim içimden. Ne kadar şahane bir insan olduğumu, ya da eski sevgilimin benim gibisini bulamayacağını, saçlarıma röfle mi yaptırsam, balyaj mı atsam bilemediğimi falan yazmadım ki :) Neyse dedim çok takılmadım amcaya, bu da çok gereksiz bir yorum oldu dedim, ses kesildi.

Bu sabah ta stajyer ilanı verdim instagrama, zaten başka kanallar aracılığıyla da yardımcı arıyorum kendime. İstediğim özellikleri yazdım ki, gördüyseniz hak vereceksiniz, oldukça asgari isteklerim var. Aynı amca pat mesaj atmış; kaç personelin var? Personelim yok dedim, ee ne bu ilan sanki 1000 kişilik fabrika çalıştırıyorsun? demiş. Allah evdekilere sabır versin dediğimiz bir karakter kendisi, ben blokladım, evdekiler ne yapsın? Çoluk çocuğu bunalttığı yetmedi muhtemelen, instagramı öğrenmiş, dm'den bizi darlıyor. Neyse kendimi çok önemsediğim için sizinle de paylaşmak istedim bu maruz kaldığım amca terörünü.

Neyse, nugget diyorduk, çölyak öncesi en çok sevdiğim hatta tek sevdiğim fast food idi kendisi. ketçap mayoneze bandıra bandıra ne yerdim arkadaş. Çölyak teşhisi aldıktan sonra, bir süre, etrafındaki unlu kabuğu soyup yedim, cahildim, nugget'ın tadına kandım. Sonra o işlerin öyle olmadığını öğrenince (glutensiz yaşamın sandığımdan daha komplike ve sıkı kuralları olduğunu yani) nugget'tan vazgeçtim.

Bir kaç gün önce yine sosyal medyada "Octoberfest" paylaşımlarını görünce, şeytan dürttü. Octoberfest, Almanya 'dan çıkan ama artık bir çok yerde kutlanan bira festivali, Ekim ayında kutlanıyor ama tarihçesini bilmiyorum, siz merak ettiyseniz araştırın, niye Alman'lar köylü kıyafeti giyip, çılgınca bira içiyorlarmış Ekim ayında diye. Neyse ben burdan bir gaza geldim, ayy dedim, glutensiz biram yok ama, "apple-cider" ım var; Strongbow marka en sevdiğim, Macro, Metro ve 3M Migroslarda satılıyor, elma birası diyebiliriz, değil ama olsun, bira niyetine güzel gidiyor.

Yanına yakışacak pislik bi yemekler yapayım, sağlıksız, yağlı falan dedim. Sonra dayanamadım ama sağlıklı nugget'lar yaptım kendime, ama lezzetten coştum hani onu da belirteyim, kızartsam belki bu kadar güzel olmazlardı. Nugget'ın yanına fırında tatlı patates kızartması yaptım, onu da yine Metro'da görüp aldım, normal patates yerine yerim diye. (Bu aralar yine sağlıklı beslenmeye çalışıp başaramıyorum)
Neyse ketçap mayonezi karıştırıp sos mu yapsam derken, içimdeki Canan Karatay, yoğurt sos yap bari Allah'ın cezası dedi. İyi ki demiş, çünkü yıkılan bir sos oldu, onu da yazıyorum aşağıya merak etmeyin;

Tavuk nugget;

  • Tavuk kalça şiş (küçük parçalara ayrılmış)
  • Glutensiz un (göz kararı bir tabağa koyun)
  • Glutensiz ekmek kırıntısı (Ben evde ya da dükkanda kalanları rondodan geçirip dondurucuya atıyorum, sonra nugget ya da köfte oluyorlar)
  • yumurta (tavuk miktarına bağlı olarak 2-3 adet) Ayrı bir tabakta çırpılmış olarak hazır bulundurun.
  1. Fırınınızı 180 dereceye ayarlayın ve ısınmaya bırakın
  2. Fırın tepsisine yapışmaz kağıdınızı yayın kenarda hazır bulundurun.
  3. Minik tavuk parçalarını önce una, sonra yumurtaya sonra da ekmek kırıntısına bulayıp, tepsinin üzerine aldın.
  4. Hepsi bitince sıcak fırına atıp yaklaşık 20 dk. pişirin. (bu süre fırından fırına değişebilir en iyisi gözlemlemek)
  5. Ben tatlı patateslerimi de ince ince doğrayıp, zeytinyağı, tuz ve biberiye ile karıştırıp, fırın tepsisine tavukların yanına yaydım. Normal patatesle de aynı işlemi yapabilirsiniz.
Gelelim muhteşem yoğurt sosuna;
  • 4-5 yemek kaşığı süzme yoğurt
  • 1 yemek kaşığı krema (süt kutusuna benzer kutuda satılanlardan)
  • 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağı
  • bir kaç damla elma sirkesi
  • 1 koca diş sarımsak
  • göz kararı kıyılmış maydanoz.
Hepsini güzelce karıştırın ta-taaa! işte hazır! İçine ne istiyorsanız onu bandırın, ben az kalsın kediyi bandıracaktım, o kadar güzel oldu :) Valla insan ketçap mayonez aramıyor bu sosla haberiniz olsun.

Neyse ben kendimi önemsemeye gidiyorum , sabahtan  kapattığım fallarım var, bakalım ne zaman zengin olup, dünya turuna çıkacağım.

Bir sonraki yazıya kadar, dedenize nenenize sahip çıkın, instagrama salmayın kurban olayım :)







Yorumlar

Popüler Yayınlar