yaratıcılık patlamasını tetikleyen yer; Tahtakale!
Uzun zamandır aklımdaydı, Tahtakale'ye gidip incik boncuk kumaş vs. almak istiyordum, sonunda "hadi!" dedim kendime, Cumartasi sabahı popomu erken kaldırdım yataktan ve vapura atlayıp hooooooop! Eminönü!
Şimdi benim içimde biraz tutarsızlıklarım vardır, çok istediğim şeyleri yapmaya bi türlü fırsat bulamam. Çok meşgul olduğumdan da değil hani, sırf tembellik! Olduğum yerde oturup düşünmekten hareket etmeye vakit bulamıyorum, o yüzden bazen hayatta "dürtülme"ye ihtiyaç duyuyorum. Sağ olsun dostlarım zaman zaman gezme tozma konusunda olsun, harekete geçme konusunda olsun ara ara bana "gaz" verip "dürtüyorlar". Son 2 yıldır baktım bu böyle olmayacak, hayal çok; hayatta değişen birşey yok, değişmeye zorladım kendimi. Tabi bu pat diye olmuyor, yavaş yavaş periyodik olarak "dürtmeye" başladım. Bir şeyi 3 kereden fazla düşünüyorsam, istiyorum demektir, o zaman da harekete geçilmelidir. Bir diğer tutarsızlığımda, olsun diye geberdiğim şeyler ya olursa diye korkmamdır! Cesaret eksikliği olsa gerek... neyse bu ayrı bir konu tabi bırakalım psikoloji incelesin.
Neyse, bir defter edindim kendime, aklıma süper fikir geldikçe not ediyorum, hayallere mi daldım yolda, ya da bir anda yeni birşey istediğimi fark ediyorum, hadi, onu da not ediyorum, kendime programlar çıkarıyorum, ve bu programlara uymaya çalışıyorum. Yani bu defter bir nevi "dürtme" mekanizmam oluyor. İşte böyle geçen hafta aldım defteri yazdım Cumartesi Tahtakale'ye gidilecek! listelenmiş (boncuk vb. ıvır zıvır) ihityaçlar alınacak, boyun fıtığı olana kadar kolye şapka yapılacak! Buluştum Ceyda'cımla vurduk kendimizi Mısır Çarşısı' ndan yukarıya, tabi elimde herzamanki gibi annemin çizdiği kroki. Kişisel tutarsızlıklarımın dışında, yön bulma özrüde mevcut bende maalesef (bu da ayrı bir tez konusu olabilir). Yine kısa bir şaşkınlığın ardından girdim Marpuççular Hana, doğru üst katlara "Çetinkayalar" mağazasına, neyse ki abi beni tanıdı yine de (4-5 aydır uğramıyordum) 3-5 bi indirimde kopardım :) Zaten öyle tehlikeli bir yer ki; yer gök boncuk ve takı yapımıyla ilgili zımbırtı dolu, elimde bir liste, ona sadık kalmaya çalışıyorum, içerisi havasız, Ceyda fenalık geçiriyor, neyseki eğitimliyim bu konuda da doğal taşlara saldırıp, alışverişimi bitiriyorum! Kendimden geçmeme izin versem saatlerce çıkamayız daha... hemen işimizi halledip 2. hedefe odaklanıyoruz, kumaşçılar nerede? Elimde yine annemin çizdiği kroki ama biz neredeyiz acaba? Derken Marpuççulardaki tüycü (galiba züccaciye olarak geçiyor dükkan ama benim kalbimde orası "tüycü") bize şapka filesi bulabileceğimiz bir yer tarif ediyor, ve şapşal şapşal gezerken tesadüfen orayı da buluyoruz! ( çok iyi bir yol tarifi değildi ama bunda bizim suçumuz yok) İşimiz yaver gidiyor, aradığım herşeyi orada buluyorum! sevinç çığlıklarıyla kendimizi dışarı atıyoruz zira; Tahtakale Cumartesi günü, Bodrum barlar sokağının 10 sene önceki Ağustos ortası hali gibi! Orada geçirdiğmiz toplam 1 saat bütün enerjimizi alıyor; 3 saat sonra ancak kendimize geliyoruz! Sonuçta bu 1 saatlik Tahtakale ziyareti yaratıcılık damarımı öyle kabarttı ki, artık 24 saat kafamda şapka kolye modelleri uçuşuyor. Şimdilik aşağıda ki modelleri ilginize sunuyorum; bakalım önümüzdeki günlerde neler çıkacak?
Neyse onca curcunanın ardından istikamet ev! Akşam İpek'te katılacak bize, kafamda şahane mönü hazırlamışım ama, öğlen öyle sağlam yiyince, benim mönü yalan oluyor, hafif birşeyler yemeğe karar veriyoruz; Ratatouille (ratatuy)! Birde benim bir gece önce hazırladığım sürpriz tatlı var ki tipi hiç istediğim gibi değildi ama lezzeti yetti! 2 şişe şarabı da devirince ayıptır söylemesi, Cumartesi günümüz pek keyifli sonlandı. O halde hemen tarifleri vereyim;
Ratatouille;
Malzemeler;
2 Kabak
2 Patlıcan
2 Çerliston biber
1 Kırmızı biber
1 Sarı biber
1 Soğan
1-2 Diş sarımsak
1/2 Çay bardağı domates suyu
1/2 Çay bardağı tavuk suyu
1/2 Çay bardağı beyaz şarap
Kekik, biberiye, fesleğen, pul biber
Yapılışı:
Soğanı irice küpler halinde doğrayın, patlıcan ve kabağı alacalı bırakıp küp küp doğrayın, biberleride doğrayıp hazır edin, varsa Wok tava, yoksa; herhangi bir teflon tavaya 1-2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı koyup soğanları ekleyin, soğanlar saydamlaşınca sırasıyla; kabak, patlıcan ve biberleri ekleyin, sebzeleri sırayla terletin; bu şu demek; önce patlıcanları koydunuz yüksek ateşte, bir kaç dakika tavayı sallayın (ya da kaşıkla dürtün-yanmasın), her 2 dk. da bir diğer sebzeleri ekleyin, terletmeye devam. Sonrasında, sarımsağı ekleyin (sarımsak eziciyle ezerseniz süper olur ya da en azından havanda dövün), kekik ve biberiyenin tazesi varsa daha şahane olur; yıkayıp kurulayın, ince ince kıyın ve tavaya atın, bu arada tavayı hareket ettirmeye devam edin(isterseniz pul biberde ekleyebilirsiniz); sonrasında domates suyunu ekleyip biraz (2 dk.) pişirin, ardından beyaz şarabı ekleyip çektirin ve son olarak tavuk suyunu ekleyin, iyice suyunu çekince (ki bu fazla uzun sürmeyecektir hem az su var hemde yüksek ateşte pişiriyoruz) elde doğradığınız (Türkçesi, yolduğunuz) fesleğeni ekleyip altını kapatıp servis edin!
Nam nam nam, hem sağlıklı hem lezzetli! Bildiğimiz "türlü"nün süslü versiyonu!
2 Renkli Krep Pasta (Glutensiz)
Malzemeler;
2 Yemek kaşığı mısır nişastası
1 Çay kaışığı vanilin
1/2 Yemek kaşığı toz şeker
1 Yumurta
1 Su bardağı süt
1/2 Yemek kaşığı kakao
1 Yemek kaşığı hindistan cevizi
Krema:
1 Muz
1 Yemek kaşığı bitter Sarelle ( ekmeğe sürülenden)
Yapılışı;
Kakao ve hindistan cevizi dışındaki tüm malzemeleri derin bir kapta iyice çırpın, sonra karşımı ikiye ayırın, bir kaba kakao; diğerine hindistan cevizini ekleyin ve tekrar çırpın. Krep tavasına (yapışmaz-teflon tavada olur) az bir miktar tereyağ koyup, hindistan cevizli karışımı pişirin, sonra kakolu karışımı aynı şekilde pişirin; Muzu ezip bitter sarelleyle karıştırın (muhteşem birşey oluyor); beyaz krebin üstüne sürüp, kakaolu krebi üstüne yerleştirip ikisini beraber sarın! Afiyet olsunnnnnnnn!
Şimdi benim içimde biraz tutarsızlıklarım vardır, çok istediğim şeyleri yapmaya bi türlü fırsat bulamam. Çok meşgul olduğumdan da değil hani, sırf tembellik! Olduğum yerde oturup düşünmekten hareket etmeye vakit bulamıyorum, o yüzden bazen hayatta "dürtülme"ye ihtiyaç duyuyorum. Sağ olsun dostlarım zaman zaman gezme tozma konusunda olsun, harekete geçme konusunda olsun ara ara bana "gaz" verip "dürtüyorlar". Son 2 yıldır baktım bu böyle olmayacak, hayal çok; hayatta değişen birşey yok, değişmeye zorladım kendimi. Tabi bu pat diye olmuyor, yavaş yavaş periyodik olarak "dürtmeye" başladım. Bir şeyi 3 kereden fazla düşünüyorsam, istiyorum demektir, o zaman da harekete geçilmelidir. Bir diğer tutarsızlığımda, olsun diye geberdiğim şeyler ya olursa diye korkmamdır! Cesaret eksikliği olsa gerek... neyse bu ayrı bir konu tabi bırakalım psikoloji incelesin.
Neyse, bir defter edindim kendime, aklıma süper fikir geldikçe not ediyorum, hayallere mi daldım yolda, ya da bir anda yeni birşey istediğimi fark ediyorum, hadi, onu da not ediyorum, kendime programlar çıkarıyorum, ve bu programlara uymaya çalışıyorum. Yani bu defter bir nevi "dürtme" mekanizmam oluyor. İşte böyle geçen hafta aldım defteri yazdım Cumartesi Tahtakale'ye gidilecek! listelenmiş (boncuk vb. ıvır zıvır) ihityaçlar alınacak, boyun fıtığı olana kadar kolye şapka yapılacak! Buluştum Ceyda'cımla vurduk kendimizi Mısır Çarşısı' ndan yukarıya, tabi elimde herzamanki gibi annemin çizdiği kroki. Kişisel tutarsızlıklarımın dışında, yön bulma özrüde mevcut bende maalesef (bu da ayrı bir tez konusu olabilir). Yine kısa bir şaşkınlığın ardından girdim Marpuççular Hana, doğru üst katlara "Çetinkayalar" mağazasına, neyse ki abi beni tanıdı yine de (4-5 aydır uğramıyordum) 3-5 bi indirimde kopardım :) Zaten öyle tehlikeli bir yer ki; yer gök boncuk ve takı yapımıyla ilgili zımbırtı dolu, elimde bir liste, ona sadık kalmaya çalışıyorum, içerisi havasız, Ceyda fenalık geçiriyor, neyseki eğitimliyim bu konuda da doğal taşlara saldırıp, alışverişimi bitiriyorum! Kendimden geçmeme izin versem saatlerce çıkamayız daha... hemen işimizi halledip 2. hedefe odaklanıyoruz, kumaşçılar nerede? Elimde yine annemin çizdiği kroki ama biz neredeyiz acaba? Derken Marpuççulardaki tüycü (galiba züccaciye olarak geçiyor dükkan ama benim kalbimde orası "tüycü") bize şapka filesi bulabileceğimiz bir yer tarif ediyor, ve şapşal şapşal gezerken tesadüfen orayı da buluyoruz! ( çok iyi bir yol tarifi değildi ama bunda bizim suçumuz yok) İşimiz yaver gidiyor, aradığım herşeyi orada buluyorum! sevinç çığlıklarıyla kendimizi dışarı atıyoruz zira; Tahtakale Cumartesi günü, Bodrum barlar sokağının 10 sene önceki Ağustos ortası hali gibi! Orada geçirdiğmiz toplam 1 saat bütün enerjimizi alıyor; 3 saat sonra ancak kendimize geliyoruz! Sonuçta bu 1 saatlik Tahtakale ziyareti yaratıcılık damarımı öyle kabarttı ki, artık 24 saat kafamda şapka kolye modelleri uçuşuyor. Şimdilik aşağıda ki modelleri ilginize sunuyorum; bakalım önümüzdeki günlerde neler çıkacak?
Neyse onca curcunanın ardından istikamet ev! Akşam İpek'te katılacak bize, kafamda şahane mönü hazırlamışım ama, öğlen öyle sağlam yiyince, benim mönü yalan oluyor, hafif birşeyler yemeğe karar veriyoruz; Ratatouille (ratatuy)! Birde benim bir gece önce hazırladığım sürpriz tatlı var ki tipi hiç istediğim gibi değildi ama lezzeti yetti! 2 şişe şarabı da devirince ayıptır söylemesi, Cumartesi günümüz pek keyifli sonlandı. O halde hemen tarifleri vereyim;
Ratatouille;
Malzemeler;
2 Kabak
2 Patlıcan
2 Çerliston biber
1 Kırmızı biber
1 Sarı biber
1 Soğan
1-2 Diş sarımsak
1/2 Çay bardağı domates suyu
1/2 Çay bardağı tavuk suyu
1/2 Çay bardağı beyaz şarap
Kekik, biberiye, fesleğen, pul biber
Yapılışı:
Soğanı irice küpler halinde doğrayın, patlıcan ve kabağı alacalı bırakıp küp küp doğrayın, biberleride doğrayıp hazır edin, varsa Wok tava, yoksa; herhangi bir teflon tavaya 1-2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı koyup soğanları ekleyin, soğanlar saydamlaşınca sırasıyla; kabak, patlıcan ve biberleri ekleyin, sebzeleri sırayla terletin; bu şu demek; önce patlıcanları koydunuz yüksek ateşte, bir kaç dakika tavayı sallayın (ya da kaşıkla dürtün-yanmasın), her 2 dk. da bir diğer sebzeleri ekleyin, terletmeye devam. Sonrasında, sarımsağı ekleyin (sarımsak eziciyle ezerseniz süper olur ya da en azından havanda dövün), kekik ve biberiyenin tazesi varsa daha şahane olur; yıkayıp kurulayın, ince ince kıyın ve tavaya atın, bu arada tavayı hareket ettirmeye devam edin(isterseniz pul biberde ekleyebilirsiniz); sonrasında domates suyunu ekleyip biraz (2 dk.) pişirin, ardından beyaz şarabı ekleyip çektirin ve son olarak tavuk suyunu ekleyin, iyice suyunu çekince (ki bu fazla uzun sürmeyecektir hem az su var hemde yüksek ateşte pişiriyoruz) elde doğradığınız (Türkçesi, yolduğunuz) fesleğeni ekleyip altını kapatıp servis edin!
Nam nam nam, hem sağlıklı hem lezzetli! Bildiğimiz "türlü"nün süslü versiyonu!
2 Renkli Krep Pasta (Glutensiz)
Malzemeler;
2 Yemek kaşığı mısır nişastası
1 Çay kaışığı vanilin
1/2 Yemek kaşığı toz şeker
1 Yumurta
1 Su bardağı süt
1/2 Yemek kaşığı kakao
1 Yemek kaşığı hindistan cevizi
Krema:
1 Muz
1 Yemek kaşığı bitter Sarelle ( ekmeğe sürülenden)
Yapılışı;
Kakao ve hindistan cevizi dışındaki tüm malzemeleri derin bir kapta iyice çırpın, sonra karşımı ikiye ayırın, bir kaba kakao; diğerine hindistan cevizini ekleyin ve tekrar çırpın. Krep tavasına (yapışmaz-teflon tavada olur) az bir miktar tereyağ koyup, hindistan cevizli karışımı pişirin, sonra kakolu karışımı aynı şekilde pişirin; Muzu ezip bitter sarelleyle karıştırın (muhteşem birşey oluyor); beyaz krebin üstüne sürüp, kakaolu krebi üstüne yerleştirip ikisini beraber sarın! Afiyet olsunnnnnnnn!

Yorumlar
Yorum Gönder