Portekiz'de bir çölyaklı
Ekim sonunda iş nedeniyle 3 günlüğüne Portekiz'e gittim. İlk gün zaten yolculuk ve otele varışla bitti. Ziyaret edeceğimiz fabrika Alcobaça'da olduğu için ilk gece orada konakladık ve ertesi gün toplantılarımızın ardından Lizbon'a hareket ettik. Portekiz'e gitmeden önce internetten biraz araştırma yapmıştım, istisnasız herkes yemeklerin harika olduğunu söylüyordu, İspanya gibi burasıda deniz mahsülleriyle ünlüymüş. Çölyaklılar açısından bir sorun yok yani. İlk gece bizi Alcobaça'da okyanus kıyısı bir restorana götürdüler, tipik- yerel bir restorandı, fena değildi diyeyim. Ben pek deniz ürünleri "fan"ı sayılmam ama yine de severim. Gel gör ki; öyle balık yumurtası, istridye falan pek ilgimi çekmez... Karides severim mesela, ama alışmışız burda bol tereyağında baharatlı mantarlı falan yemeye, orada getirdikleri; kocaman, haşlanmış, ve ölü gözleriyle suratıma bakan karideslerde pek ilgimi çekmedi ne yalan söyliyeyim! Başlangıçlar beni fazla açmadı ama, bir yandan ayıp olmasın diyorum- Portekizli meslektaşlarımız yedirmeye çalışıp- ne o yoksa beğenmedin mi ifadesiyle suratıma bakıyorlar- bir yandan o vıgıl vıgıl istridyenin hiç şansı yok! Neyse peynir falan geldi onu kemirdim bende... ki; peynirler şahaneydi! Bizim kaşara benzeyen bir peynir vardı ki benim favorim oydu ( peynir sever de değilimdir). En nihayet kocccaman bir levrek pişirip servis ettiler, tahmin edebileceğiniz üzere tadı güzeldi ama ızgara levrekte de bir sürpriz yoktu, bizden farklı olarak orada, sotelenmiş karışık sebzelerle servis edildi. Yani ilk gece o "pek muhteşem" Portekiz yemeklerini tattığımı söyleyemiceğim ama Çölyak açısından bir sıkıntı olmadı (peynirleri bilemeyeceğim tabii artık o kadar kurcalamadım- kurcalasam da adamların derdimi anlayıp peynirin bileşenlerini sayabileceklerini de hiç sanmıyorum). Ertesi sabah otelde kahvaltı edip fabrikaya yollandık. Ben tedbirli bir çölyaklı olarak her zaman ki gibi ekmeklerimle beraber seyahat ettiğim için, kahvaltıda da bir sıkıntı yaşamadım. Toplantı arasında yine güzel bir restorana gittik, bu sefer biftek sipariş ettim, tahmin edin ne ile servis ediyorlar? Yine o suratıma bakan karidesler! Adamlar "bizde bunlardan çok var" ı vurgulamak istercesine et yemeğinin yanına bile garnitür olarak karides koymuşlar. Ben sadece et ve patates kızartmasıyla yetindim ama onlarda epey lezzetliydi. toplantı sonrası Lizbon'a geçtik, otele vardığımızda akşam olmuştu, oteldekilern rehberliğinde bir "fado" restoran'a rezervasyon yaptırdık. Bu restoranlar bizim müzikli fasıllı meyhanelerimiz gibi, bir yandan gelenksel yemekler yeniliyor bir yandan canlı müzik icra ediliyor. Gittiğimiz yer çok hoş tipik bir Portekiz restoranıydı;
Ben "white fish" yani beyaz balık yedim ama ne tür bir balıktı bu hiç fikrim yok, bol domates sosla servis edildi gayet lezzetliydi;
Babam ızgara balık alırken, arkadaşımız Serge biftek aldı;
Bu yemekte de Çölyaklı olarak bir sorun yaşamadım, pek öyle una bulayıp kızartma alışkanlıkları yok gibi. Sonuçta bunlar sadece 2,5 gün geçirdiğim bi yerden edindiğim izlenimlerim, gurme yorumlar yapamayacağım! Zaten çölyaklı gurme çok paradoksal bir durum olurdu heralde :)
Sonuç olarak; Portekiz mutfağının bu kadar ünlü olmasının ya da övülmesinin nedeni, deniz ürünlerinin çeşitliliği ve tazeliği, fakat ben karidesi tereyağında, balığı da bol rokalı salatayla severim, nerede bizim mezeler nerede onlarınkiler!
Bir de söylemeden geçemeyeceğim, meşhur bir tatlıları var; "Pastel de nata" kremalı tart; gitmeden önce çok merak etmiştim mutlaka deneyin falan yazmışlari tabi çölyaklı bu bünyenin denemesine imkan yok ama tipini görünce çok deneyesimde gelmedi, bildiğimiz ve yiyemediğimiz milföy hamurundan yapılıyor, tadını tabiiki bilemeyeceğim ama görüntüsü açıkçası çok şey kaybediyormuşum izlenimi yaratmadı; babama yedirdim; o da fena değil dedi kararınızı siz verin;
Tipini çok mu beğendiniz? Ben denemedim ama tarifi deneyebilirsiniz, tabii bu tarif milföy hamuruyla verilmiş, önce glutensiz milföy yapmanız gerekiyor; kolay gelsin;
http://uktv.co.uk/food/recipe/aid/601760.
Ben "white fish" yani beyaz balık yedim ama ne tür bir balıktı bu hiç fikrim yok, bol domates sosla servis edildi gayet lezzetliydi;
Babam ızgara balık alırken, arkadaşımız Serge biftek aldı;
Bu yemekte de Çölyaklı olarak bir sorun yaşamadım, pek öyle una bulayıp kızartma alışkanlıkları yok gibi. Sonuçta bunlar sadece 2,5 gün geçirdiğim bi yerden edindiğim izlenimlerim, gurme yorumlar yapamayacağım! Zaten çölyaklı gurme çok paradoksal bir durum olurdu heralde :)
Sonuç olarak; Portekiz mutfağının bu kadar ünlü olmasının ya da övülmesinin nedeni, deniz ürünlerinin çeşitliliği ve tazeliği, fakat ben karidesi tereyağında, balığı da bol rokalı salatayla severim, nerede bizim mezeler nerede onlarınkiler!
Bir de söylemeden geçemeyeceğim, meşhur bir tatlıları var; "Pastel de nata" kremalı tart; gitmeden önce çok merak etmiştim mutlaka deneyin falan yazmışlari tabi çölyaklı bu bünyenin denemesine imkan yok ama tipini görünce çok deneyesimde gelmedi, bildiğimiz ve yiyemediğimiz milföy hamurundan yapılıyor, tadını tabiiki bilemeyeceğim ama görüntüsü açıkçası çok şey kaybediyormuşum izlenimi yaratmadı; babama yedirdim; o da fena değil dedi kararınızı siz verin;
Tipini çok mu beğendiniz? Ben denemedim ama tarifi deneyebilirsiniz, tabii bu tarif milföy hamuruyla verilmiş, önce glutensiz milföy yapmanız gerekiyor; kolay gelsin;
http://uktv.co.uk/food/recipe/aid/601760.


Yorumlar
Yorum Gönder