Biri bunu yapmalı!

İçimizden birinin bunu yapması gerekiyordu; ve ben kendimi sizin için feda etmeye karar verdim! Tamam... tamam durumu dramatikleştirmeyelim; bu benim hayalim ve ben peşinden gitmeyi seçtim ama; biraz zor bir seçim yaptım!

Yarım saattir söylemeye çalıştığım şey; "glutenfrak chef" gerçek bir şef olma yolunda ilk adımı attı. 31.01.2011 itibariyle, aşçılık okuluna başladım ve bilin bakalım hangi bölümü seçtim? Pasta -Ekmekçilik!

Teorik dersleri geride bırakıp bu hafta "pratik" derslere başladık ve ben hayatım boyunca (en azından son 12 yılda) kaçtığım şeyle haşır neşir oluyorum şu sıralar; gluten! Kurabiye hamuru yaparken fazla yoğurmuyoruz ki "gluten" açığa çıkıp elastikiyet oluşturmasın! Grissini yaparken iyice yoğuruyoruz ki hem maya aktifleşsin hem de "gluten" harekete geçip kıvam versin!

Mazoşist bir yanım olduğunu kabul etmem gerekiyor sanırım; hem başkası yerken canım çekiyor ağlamak istiyorum diye şikayet et, hem de git pastacılık okuluna yazıl. Siz de tahmin edersiniz ki; irademle büyük bir savaş halindeyim. Hamur yoğurmak falan birşey değil de; o tepsileri fırına attıktan sonra pişmeye başladığında yayılan koku var ya; işte o gerçekten "irade" gerektiriyor! Sınıfta yemek yememiz yasak, ama pişirdiğimiz şeylerin tadına bakmak serbest hatta "gerekiyor"; ama ben sadece "koklamak"la yetiniyorum. Peki bütün bunları neden yapıyorum, işim mi yok? Başlıkta da dediğim gibi artık birinin bunu yapması gerekiyor. Bunu "çölyaklı" birinin yapması gerekiyır, çünkü "çölyaksız" şeflerin umurunda değil; onların daha büyük hayalleri var. En fazla mönüde neyin glutenli neyin glutensiz olduğunu söylerler size, ya da seçenek sunarlar belki ki; bu da aslında "büyük" bir adım! Yani mevcut durumda hepimizin yaşadığı deneyim aynı;

-Pardon bunda gluten var mı?
-ney?
-Gluten, ya buğday var mı bunda? Un diyorum un var mı?
-hımm ben şefe soriim bi; (sorar gelir cevap hep aynıdır) - ayy evet varmış ama azcık, şu kadarcık (elinin ucunu işaret eder) varmış...

Bakınız bizzat karşılaştığım bir durum;
-Çorbada un var mı?
amca bunu hakaret olarak algıladı ve yarı-çemkirir halde şöyle dedi bana;
-hanfendi, anneniz evinizde nası yapıosa bizde öyle yapıyoruz! :S
Yalana gel! Annem nasıl yapıyorsa öyle yapıyormuş! Koyuyorsunuz işte kepçe kepçe unu, kıvamı tutsun, çorba bol olsun diye, neyin kavgasını yapıyorsun? Bir de ben onu mu sordum sana be adam!

Neyse yeni nesil, "okumuş" şefler durumdan haberdar, merak etmeyin, onlar kariyer yapıp, restoranlarda söz sahibi olunca bu standartlar da değişecek, farkındalık artacak, gluten dediğinizde küfretmişsiniz gibi bakmayacaklar yüzünüze. Hatta belki glutensiz makarna-pizza vs. yapan "radikal" arkadaşlar bile çıkar aralarında. O yüzden üzülmeyin,10 (!) seneye kesin çıkar bişiler!

İş başa düşüyor, Çölyaklı kardeşler! Önce standartları öğreneceğim; bu işin profesyonel yönü nasıl oluyormuş (3 günlük deneyimimden sonra çok yorucu olduğunu söyleyebilirim aslında), hamurun, mayanın, ekmeğin "püf" noktaları neymiş, yöntemleri nasıl uygulanırmış vs.. Sonra bu yöntemleri "glutensiz" e çevireceğim... söz veriyorum ben "çölyaksızlar" için hiçbir şey yapmayacağım!

Son olarak, buradan tabi ki meslek sırlarımı (hemende havaya girerim affetmem ;) veremeyeceğim ama yine "kendime özgü" tariflerimle karşınızda olacağım, "baklava hamurundan" daha başarılı tariflerimin olacağını tahmin ediyorum;) 1 hafta içinde tuzlu kurabiyelerle geri döneceğim, o zamana kadar sizde araştırma yapın bakalım, hem yumurtasız hem sütsüz hem de glutensiz ne yapabiliriz diye...

Sağlıkla kalın...

Yorumlar

  1. Süpersin canım. Kutluyorum seni ve takipteyim. Yeni tariflerini heyecanla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  2. Canımın içi önce Dogum gününü bir kere daha kutlarım. Yeni kariyerinde başarılar dilerim. Senin bu işinde altından kalkacagına adım gibi eminim.Kimin yegenisin sen haaa.Makarna tarifini çok beyendim .Tedavim bitsin eve gidince hemen kendime yapacagım, burda bile ağzım sulandı.Seni çok seviyorum ve gurur duyuyorum ayrıca çok çook öpüyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar