Glutensiz Poğaça
Yükselen hava sıcaklığının etkisiyle, son 3 günü sokaklarda sekerek geçiren şefiniz, alnı ve burnundaki kontrolsüz güneş yanığıyla selamlıyor sizleri, Çölyakdaşlar!Herşey, Cuma günü, güzel havayı görüp yürüyüş yapma isteğimle başladı aslında... Aradım Ceyda'yı, hadi sahile gidelim yürüyelim dedim. Bizim yürüyüşlerde genelde Şaşkınbakkal'dan başlar, Fenerbahçe'de biter... yani hatırı-sayılır bi uzaklığa yürüyebiliyoruz, e ikimizde okul yıllarından kalma bir alışkanlıkla biraz hızlı yürüdüğümüz için, süper bi spor oluyor. Hepinize tavsiye ederim; yürüyüş, kalp sağlığından, strese-depresyona, kilo kontrolünden, yağ yakımına bir çok şeye iyi geliyor. E ben çölyaklı olduğum için zaten, vardığımız bir yerde, tost-poğaça-simit vs. gibi birşey de atıştıramadığım için, spor üstü çılgın yemekle diyeti sabote etmiş te olmuyorum, daha ne isteyeyim? ;) Bakın size yine toz pembe bir özelliğini buldum çölyağın, yaşasın :p
Neyse mutlu mutlu gezindiğimiz Cuma günü, güzel havanın verdiği motivasyonla yine gezme planları yaptık. Baktık hava durumuna, Cumartesi de hava sıcaklığı yükseliyor, hadi piknik yapalım dedik. Piknik kelimesini duyduğum andan itibaren, ne yesek düşüncelerine daldım ben tabii ki :) Zaten ne zaman bir plan yapsak, benim ilk aklıma gelen şey, "ne yesek?" oluyor. Hayatım ve planlarım yemek yemek üzerine kurulu anlayacağınız. Dediğim gibi zaten Çölyak dolayısıyla bir tedarikli olma durumu var, bir de boğazına düşkünlük eklenince, 24 saat yemek tarifleri ve "ne yesek?" lerle dolaşıyorum. Dedim, piknik süper fikir, sen çay demle ben poğaça yapayım. Evet sağlıklı yaşam modundayım ama, piknik yapacaksak bir kuru tostla yetinemem. Hem işin ucunda yürüyüş var :)
Cuma gecesi üşenmedim, poğaça hamurunu yoğurdum attım buzdolabına, Cumartesi sabahı da kalktım erkenden, pişirdim poğaçaları. Sıcak sıcak sardım sarmaladım, doğruuuuuuuu pikniğe. Fenerbahçe parkında deniz gören piknik masalarına kurulduk bir güzel, saatlerce keyif yaptık. Resmen yaşama sevincim arttı Çölyakdaşlarım tavsiye ederim. Burnumdaki ve alnımdaki korkunç "amele yanığını" da poğaçalarımı tıkınırken edindim evet. Nerden bileyim Mart güneşinin böyle etkili olabileceğini yahu! "Amaaan bişi olmaz, bu yanık yarına kaybolur, geçici!" desem de evet, hala alnımda taşıyorum kendisini :/
Pazar günüyse, Sirkeci Garı'ndan başlayıp, Eminönü'nde devam eden fotoğraf gezisine katıldık. Tabiki bir önceki günden kalan poğaçalarım yine benimleydi. Kısaca, haftasonumu poğaçalarla geçirdim diyebilirim. Diyetime bir katkı sağladığını söyleyemicem ama, lezzet katttığı bir gerçek. Bugün kendimi yine spora ve salatalara adamadan önce, poğaça tarifimi paylaşayım da, sizde yararlanın bakalım :)
Glutensiz poğaça;
- 500 gr. glutensiz un
- 50 gr. tereyağ
- 50 gr. zeytinyağı
- 175 ml. süt
- 2 yumurta
- 12 gr. tuz
- 1 paket (10 gr.) hazır (instant) maya.
Yapılışı:
- Unu, tuzu ve mayayı harmanlayın.
- Zeytinyağı, tereyağ ve yumurtayı ekleyip yoğurmaya başlayın.
- Yavaş yavaş sütü ekleyin ve yoğurmaya devam edin.
- Pürüzsüz bir hamur elde edene kadar yaklaşık 10 dk. yoğurmaya devam edin.
- Hamurdan bezeler koparıp, şekillendirin. İsterseniz sade isterseniz peynirli poğaça yapın ve ona göre şekillendirin.
- Peynirli poğaça yapıyorsanız, peynirleri içine koyarak şekillendirin.
- Poğaçaları bir tepsiye dizip, üstünü örtün ve oda sıcaklığında yaklaşık 30 dk. (mayalanması için) dinlendirin.
- Mayalanan poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürüp, isteğe göre susam, çörek otuyla süsleyip, 180 derece (önceden ısıtılmış) fırında yaklaşık 15 dk. pişirin.
- Afiyet olsun :)


Yorumlar
Yorum Gönder