Glutensiz Alman lezzeti: Pretzel Ekmeği

Güneşli bir Aralık öğleden sonrası, omzumdaki yeni yaşam formuyla selamlıyorum sizleri sevgili Çölyakdaşlarım!

Omzundaki ne?! Dediğinizi duyar gibiyim... yeni yaşam formu! Şaka, şaka tabi... dün akşam spor yaparken, nası becerdiysem, incitmişim omzumu, bööle tuhaf minicik bi kemik fırladı omzumdan ve büyük hevesle başladığım sportif yaşam tarzıma 10 günlük bir ara verildi zorunlu olarak.

Ay yine herşeyi bi anda anlatmaya çalışıyorum, başa alayım en iyisi sırayla anlatayım.
Senle görüşmeyeli ben her sene olduğu gibi sağlıklı yaşam maratonuna girdim yine. Bir de öyle bir motive olmuşum ki; hem Yogaya hem Wing Chun adlı bir tür Kung-Fu'ya başladım, haftanın 4 günü spor yapıyorum. Arada hızımı alamayıp, koşu bandına çıkıp ter atıyorum falan. Sakatlanmadan devam edebilsem hayatıma, büyük işler başaracağım aslında...

Wing Chun dediğim gibi bi tür Kung Fu, yeminlen insan dayak arsızı oluyor. Her dersin sonunda bi 10 dk. herkes birbirine dalıyor, tekme tokat... Vallahi abartmıyorum bak, sokak kavgası styla çalıştırıyoruz birbirimizi... nası stres atıyorum nası eğleniyorum anlatamam. Ben genelde kardeşimle eş olduğum için daha da rahat. Yıllardır yaptığımız şey, küçükken gerçekten, büyüdükten sonra şakacıktan, tekme tokatların havada uçuşması garip bişi değil bizim için. Neyse, omzumu dayak yiyip incittiğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz Çölyakdaşlarım! Daha ısınma hareketlerinde şınav çekerken benim omuz sizlere ömür. Sonrasında yiğitliğe bok sürdürmemek ve mızmızlanan kız duruma düşmemek adına, yumruk vs. antrenmanıma devam ettim. Sonuç Omzumdan miniş bi kemik fırladı, dayanamadım sabah Dr.a gittim, bişi de olmamış zaten. Spora ara verip, omzuma buz koyacağım geçicek :) Omzumun hikayesi bu... ama bende hikaye bitmiyor bu aralar...

2013 bitmeden, yapmak istediğim herşeyi yapayım, aman kusur kalmayayım gazıyla, wing chun a başladım, Yogaya başladım, yemek fotoğrafçılığı atölyesine katıldım, bu ay içerisinde daha ileri seviye modelleme (pasta) kursuna gideceğim. Diyeceğim o ki, şu devirde en büyük zenginlik ve özgürlük, istediğin şeyleri yapabilmek, kendine zaman ayırabilmek, hayallerin peşinden gidebilmek! Diyorlar ki nereye kadar eğitimlere devam edeceksin sen bir şey yapmayacak mısın? Dünya döndükçe ilerlemek, çağın gerisinde kalmamak adına eğitimlere devam edeceğim efendim, kendimde birtakım girişimlerin peşindeyim merak etmeyin :) Sanırım beni en çok motive eden şey, yeni birşeyler öğrenmek ve kendimi bi alanda geliştirmek. Ayyy nası mutluyum, nası mutluyum :) Tavsiye ederim, kendinize hobi bulun, kursa gidemiyorsanız bile, ilgili dergie-kitapları alıp okursunuz, mutlu olursunuz falan :)

Biliyorsunuz yemek yapmak ta hobimdi, mesleğim oldu, oldu da ne oldu, blogunu hala 30 kişi takip ediyor diyorsanız, bu benim değil senin ayıbın çölyaklı, bi takip tuşuna basmıyorsun... pfff (aha böle de atarım tribimi)

Neysssseeee, dediğim gibi bende hikaye çok, inşallah bu muhteşem ay boyunca tekrar yazdıkça anlatacağım. Şimdi sadede geliyorum. Glutensiz Pretzel ekmeği. Kendisi çubuk krakerin atası bence. Aynı çubuk kraker gibi kokuyor, tadı da benziyor, ama kraker değil ekmek. Kendisine Alman simidi de diyebiliriz. Teee 6. yüzyılda ortaya çıktığı söyleniyor böyle de bir tarihi değeri var.

Bu lezzetli şeyi yaparken dikkat etmeniz gereken bir iki nokta var yine anlatıyorum hazır mısın?

Malzemeler:

Hamur için:

  • 250 gr. Glutensiz un
  • 6 gr. pekmez
  • 8 gr. kuru maya
  • 5 gr. tuz
  • 15 gr. tereyağı
  • 200 ml. su
  1. Glutensiz un, tereyağı ve tuzu harmanlayın.
  2. Kuru mayayı biraz suyla çözdürüp, hamura karıştırın.
  3.  Pekmez ve suyu da yavaş yavaş ekleyip yoğurmaya başlayın.
  4. Yoğurma işlemi için varsai mikserinizin kanca aparatını yoksa, bir kaşığın tersini kullanın.
  5. İyice yoğurup pürüzsüz bir hamur elde ettikten sonra, hamuru 5 eşit parçaya ayırıp, pretzel şeklini verin ve mayalanması için yaklaşık 30-45 dk. oda sıcaklığında dinlendirin.
Solüsyon için:
  • 1 lt. su
  • 100 gr. karbonat
Kaynayan suya, karbonatı ekliyorsunuz, aman dikkat çılgınca kabarabilir, taşırmayın.

Son aşamada; mayalanmış pretzellerimizi, kaynayan solüsyonumuzun içine atıyoruz, 30 sn kadar kaldıktan sonra, hemen çıkarıp fırın tepsimize alıyoruz. En son üstüne, iri parçalı deniz tuzundan serpip, 200 derecede (önceden ısınmış fırında) 13-15 dk. kadar pişiriyoruz.

O la la! Sonuç ta bayağı iyi oluyor, valla iki gündür rejim mejim hak getire sabah öğle akşam pretzel yedim, benden söylemesi ;)

Bu arada beni; Facebookta; https://www.facebook.com/pages/GlutenfreakChef/141930319207669
https://www.facebook.com/GlutensizFirin sayfalarından, takip edebilirsiniz. Çok rica edeceğim, arkadaşlık isteği göndermeyin, bu sayfalardan olsun e-mail den olsun elimden geldiğince mesajlara cevap veriyorum zaten. Facebook listem tanımadığım insanlarla doldu, artık kişisel olarak tanışmadığım insanları eklemeyeceğim, buradan ilan edeyim, darılmaca yok!

Benden bugünlük bu kadar, bu ay yeni tarifler denemek istiyorum, yılbaşına yakın tatlı sürprizlerim olabilir, takipte kalın, beni özleyin anacım!

Öptüm bye!



Yorumlar

  1. Süper... ellerine sağlık hayatım. Görüntü harika. Şu an kokusu burnuma geldi. Biz çölyaklılar çok mu pisboğazız acaba???

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar