Glutensiz Sufle: Beyaz çikolata, Badem ve Framboaz eşliğinde ...
Güneşli bir İstanbul öğleden sonrasından selam olsun sana Çölyaklı!Hayat ne kısa, ne garip, ne sürprizlerle dolu değil mi? Bir gün geliyor, hayata çok hazin, çok yazık, çok "bok yoluna" veda eden gencecik bir beden için, üzülüyor ağlıyorsun, bir gün geliyor haksızlıklar "te burana" geliyor, ana avrat küfretmeden konuşamıyorsun. Gün geliyor biri bir laf ediyor, onca yıllık emeğine, yaptıklarına bakmadan, tek bir kelimeyle seni yargılıyor, sinirlerin zıplıyor, "siktiri çekesin" geliyor, çok terbiyeli (!) olduğun için yapmıyorsun falan... Sonra bir gün evde kuzenin, teyzen, kuzenin miniş kızları, çay sofrasına oturmuşsun, her kafadan bir ses çıkarken, kapı çalıyor; kim geldi yeaaa derken, karşında 6 ay önce New York'a taşınmış, ve uzun süre daha İstanbul'a gelemeyeceğini söylemiş, kankan duruyor!
Hayat endişelenmek, üzülmek, üzmek dertlenmek için fazla kısa.. Zaten ne olacağı da hiç belli olmuyor. İşte tam da bu yüzden anın tadını çıkarmak lazım. Ekmek yiyemiyorum nası tadını çıkariim yeaa deme valla çarparım ağzına bi tane çölyaklı! Bu konuyla ilgili tavrımı, blogu takip edenler bilir, dramaları sevmiyorum, kurban rolü oynamayı da kabul etmiyorum. Glutensiz diyet başta zor, sonra alışıyorsun, hayatta herşeye alıştığın gibi... Bugün vereceğim tarif ise, tam da konuya uygun, anın tadını çıkarmakla ilgili. Sufle! Hem de ne sufle! Sufleyi yapıp 3 gün sonra yiyemezsin hatta 3 saat sonra bile yiyemezsin, 3 dk. sonra bile aynı şey değil... Yapıp, "an"ında tadını çıkaracaksın ;)
Dün akşam oturmuş, yemek kitaplarımı karıştırırken, (evet boş zamanlarımda yemek kitapları okuyorum, burda yayınladığım tarifler gökten inmiyor malesef) birden kafamda sufle diyen bir ses yankılandı. Üşenmedim koştum mutfağa yaptım yedim ayıptır söylemesi. Bir gün önce de arkadaşlarla yemekteydik, tatlı mönüsüne bakılırken, Ceyda ayyy beyaz çikolatalı sufle varmış falan deyince zaten, kafamda bi ampul yanmıştı, len bende deniyeyim onu diye, çok dayanamadım, 1 gün sonra bilinçaltımdan fışkırdı işte! Hatırlarsan daha önce nutellalı sufle tarifi vermiştim, süper kolay bir tarifti gerçekten, bugünkü tarif te oldukça kolay ama, biraz daha fazla malzeme içeriyor. Tekniği ve sufle mantığını anladıktan sonra, kendi sufleni kendin yaratabilirsin çölyaklı. Limonlu sufle, karamelli sufle, elmalı sufle artık aklına ne geliyorsa... Hadi önce bi aşağıdaki tarifi dene, sonra cesaret gelecek zaten ;) Bu arada, bu sufle herhangi bir yerden okuduğum bulduğum birşey değil, tamamen kendi bulduğum ve o "an"da yaptığım bir tarif, belirtmeden geçemeyeceğim ;)
Glutensiz Beyaz çikolatalı, Framboazlı ve bademli sufle:

- 3 yumurta (beyazı ve sarısı ayrılmış olmalı)
- 150 gr. beyaz çikolata
- 1 kutu (200 ml.) krema
- 4 Yemek kaşığı toz badem
- 2 Yk. glutensiz un
- 150 gr. Framboaz.
- Yumurta beyazlarını derin bir kapta, mikser yardımıyla çırparak kabartın. (Beyaz köpük olması gerek)
- Kremayı minik bir sos tenceresine alıp, içine framboazı ekleyip, kaynatın.
- Hafiften kaynamaya başladığında ocaktan alın ve beyaz çikolatayı ekleyip, eriyinceye dek, spatula yardımıyla karıştırın.
- Kremalı karışım biraz soğuyunca (eliniz yanmayacak kadar), yumurta sarılarını da ekleyin ve karıştırın.
- Toz badem ve glutensiz unu da ekleyin.
- En son, Kabarmış yumurta beyazına yavaş yavaş ekleyin, ve eklerken yumurta beyazını söndürmemeye dikkat edin. Sufle yapımının püf noktası bu! Spatula yardımıyla çikolatalı karışımı azar azar yumurta beyazına ekleyip, spatulayı kabın altından üstüne doğru hareket ettirerek, ve üst katı sıvayarak, 2 karışımı birbirine yedirin.
- Sonrasında çömlek kaplara ya da varsa, seramik sufle kaplarına (ramakin denir), yarısına kadar gelecek şekilde pay edip, 180 derece önceden ısıtılmış fırında 15 dk. pişirin.
NOT: Tarifte şeker yok, çünkü beyaz çikolata zaten çok tatlı, size tatsız gelirse, sufleyi fırından çıkardıktan sonra üstüne biraz pudra şekeri serpebilirsiniz.
Hadi gidin, bu tatlı "an"ın tadını çıkarın şimdi ;)

Yorumlar
Yorum Gönder