Glutensiz Şeftalili Kek
Bugün azcık "atarlıyım" sevgili çölyaklı, izninle sana biraz iç döküp, azıcık sitem edicem, birazcık azarlarım belki de... "Ne münasebeğğğt üstüme iyilik sağlık" diyorsan sağ üst köşede kırmızı bir çarpı işareti var ona bas, parazit yapma çık dışarı canım, hadi güzel kardeşim...
Glutensiz ürünler neden pahalı? Bu konuya ben daha önce değindim. Glutensiz unun yapıldığı hammadde, mısır, pirinç, nohut vs. buğday kadar tüketilen dolayısıyla o kadar üretilen tahıllar değil. Dolayısıyla un yapmaya kalktığınızda her türlü, buğdaydan pahalıya geliyor. Bu konuyla artık barışalım lütfen. Piyasadaki ürünler neden pahalı? En pahalı olanlar, ithal olanlar, Schar un aldım geçen hafta 1 kg. su 27 TL. Bu ürünler pahalı, çünkü ithalat pahalı güzel kardeşim. 6 sene ithalat yaptım oradan biliyorum. Bunun sevkiyat-lojistik ücretleri var, gümrük vergileri var, KDVsi var var da var, adam da bu işi babasının hayrına yapmıyor , onun da kazanması gereken bir pay var... Yerli ürünlere gelince, hammadde konusunda ikna olduysan, bunun tesis kurma masrafı var ki pehhhhhhhh, kendi çapımda minicik atölye kurdum , sipariş üzerine çalışıyorum, masraf üstüne masraf, bitmiyor sevgili çölyaklı. Sen düşün seri üretime geçmeye çalışan gıda fabrikası kurmaya çalışan girişimcinin halini. Yok o öyle, yana bir tezgah atalım, burda da glutensiz yapalım diyerek te olmuyor. Çapraz bulaşmayı duydun mu sahi kuzum?
Bu gıda mevzuları senin bildiğin gibi değil. Öyle evde açtım böreği, tutalım bi yer satalım nolcak, hepsinden ucuza satarız, zengin oluruz kafası, genelde kabul ve destek gören bi kafa farkındayım ama, o iş öyle değil sevgili, oturduğu yerden sallayan çölyaklı. Tabiat olarak hafif ukalalıklarım vardır ki, gerekli gördüğüm yerlerde bu özelliğimi kullanmaktan da ayrı bir zevk alırım, yalan yok. Şu mevzuda gayet gerekli bence o yüzden mütevazi olmayacağım. Bugün piyasada iş yapan yerlerin çoğunun, gıda güvenliğinden, kalite yönetiminden haberi yok. Glutenlisi-glutensizi bunu çok net ve genel anlamda söylüyorum. Biz hijyeni yerleri çamaşır suyuyla yıkamaktan ibaret zannediyoruz ama hangi besin hangi koşullarda depolanmalı, nasıl saklanır, nasıl sevk edilir, kaç gün dayanır, Allah'a emanet bir sistemdeyiz. Kendi adıma bendeniz, kıymalı, peynirli, yumurta bazlı ürünleri kargoyla göndermiyorum. Protein grubu en çabuk bozulan gıda grubu, ve oda sıcaklığında 4 saat durması sizi zehirleyecek kadar toksit madde üretmesine yeterli. Yani HAYIR arkadaşım, glutensiz lahmacunu İstanbul'dan İzmir'e gönderemem, gönderemezsin!!! Bu gıda kalite işlerinde çok büyük firmaları bu genellemenin dışında tutuyorum, çılgınca denetime maruz kalıyorlar çünkü. Ama mahalledeki pastane veya oraya ürünleri yollayan imalathane için aynı şeyi söylemek ne kadar mümkün orası tartışılır. Bu işleri layığıyla yapacaksan, gayrisıhhi işletme ruhsatı alman lazım mesela, ben hala başvuru sürecindeyim, ne sen sor ne ben söyleyeyim, sıtkım sıyrıldı ilk basamaktan :( Bunun daha üretim izinleri vs. si var, işlemlere başlamak bir dert, sonlandırmak başka bir dert, ülkemiz koşullarında biraz nasip işi ...
Gereksiz detaylara mı boğdum seni afedersin canım... daha açık ve net asıl konuya döneyeim o zaman. Az önce Facebook'ta 2 hanım yorum yapmışlar, yeni paylaştığım fiyat listesinin altına; "pahalııııııııııııı" ve "unsuz diye mi pahalı bunlaaaaaaarrrr" diye... Ben küçük bi açıklama yaptım nazik nazik ama; zayıf noktam, bilmeden atıp tutan, eleştiren insanlara çok tahammül edemiyorum. O yüzden bak kalktım koccaaaa bi blog yazdım yine.
Kendi adıma yapıyorum aşağıdaki açıklamayı, kimse üstüne alınmasın;
Glutensiz ürünler pahalı çünkü;
Glutensiz ürünler neden pahalı? Bu konuya ben daha önce değindim. Glutensiz unun yapıldığı hammadde, mısır, pirinç, nohut vs. buğday kadar tüketilen dolayısıyla o kadar üretilen tahıllar değil. Dolayısıyla un yapmaya kalktığınızda her türlü, buğdaydan pahalıya geliyor. Bu konuyla artık barışalım lütfen. Piyasadaki ürünler neden pahalı? En pahalı olanlar, ithal olanlar, Schar un aldım geçen hafta 1 kg. su 27 TL. Bu ürünler pahalı, çünkü ithalat pahalı güzel kardeşim. 6 sene ithalat yaptım oradan biliyorum. Bunun sevkiyat-lojistik ücretleri var, gümrük vergileri var, KDVsi var var da var, adam da bu işi babasının hayrına yapmıyor , onun da kazanması gereken bir pay var... Yerli ürünlere gelince, hammadde konusunda ikna olduysan, bunun tesis kurma masrafı var ki pehhhhhhhh, kendi çapımda minicik atölye kurdum , sipariş üzerine çalışıyorum, masraf üstüne masraf, bitmiyor sevgili çölyaklı. Sen düşün seri üretime geçmeye çalışan gıda fabrikası kurmaya çalışan girişimcinin halini. Yok o öyle, yana bir tezgah atalım, burda da glutensiz yapalım diyerek te olmuyor. Çapraz bulaşmayı duydun mu sahi kuzum?
Bu gıda mevzuları senin bildiğin gibi değil. Öyle evde açtım böreği, tutalım bi yer satalım nolcak, hepsinden ucuza satarız, zengin oluruz kafası, genelde kabul ve destek gören bi kafa farkındayım ama, o iş öyle değil sevgili, oturduğu yerden sallayan çölyaklı. Tabiat olarak hafif ukalalıklarım vardır ki, gerekli gördüğüm yerlerde bu özelliğimi kullanmaktan da ayrı bir zevk alırım, yalan yok. Şu mevzuda gayet gerekli bence o yüzden mütevazi olmayacağım. Bugün piyasada iş yapan yerlerin çoğunun, gıda güvenliğinden, kalite yönetiminden haberi yok. Glutenlisi-glutensizi bunu çok net ve genel anlamda söylüyorum. Biz hijyeni yerleri çamaşır suyuyla yıkamaktan ibaret zannediyoruz ama hangi besin hangi koşullarda depolanmalı, nasıl saklanır, nasıl sevk edilir, kaç gün dayanır, Allah'a emanet bir sistemdeyiz. Kendi adıma bendeniz, kıymalı, peynirli, yumurta bazlı ürünleri kargoyla göndermiyorum. Protein grubu en çabuk bozulan gıda grubu, ve oda sıcaklığında 4 saat durması sizi zehirleyecek kadar toksit madde üretmesine yeterli. Yani HAYIR arkadaşım, glutensiz lahmacunu İstanbul'dan İzmir'e gönderemem, gönderemezsin!!! Bu gıda kalite işlerinde çok büyük firmaları bu genellemenin dışında tutuyorum, çılgınca denetime maruz kalıyorlar çünkü. Ama mahalledeki pastane veya oraya ürünleri yollayan imalathane için aynı şeyi söylemek ne kadar mümkün orası tartışılır. Bu işleri layığıyla yapacaksan, gayrisıhhi işletme ruhsatı alman lazım mesela, ben hala başvuru sürecindeyim, ne sen sor ne ben söyleyeyim, sıtkım sıyrıldı ilk basamaktan :( Bunun daha üretim izinleri vs. si var, işlemlere başlamak bir dert, sonlandırmak başka bir dert, ülkemiz koşullarında biraz nasip işi ...
Gereksiz detaylara mı boğdum seni afedersin canım... daha açık ve net asıl konuya döneyeim o zaman. Az önce Facebook'ta 2 hanım yorum yapmışlar, yeni paylaştığım fiyat listesinin altına; "pahalııııııııııııı" ve "unsuz diye mi pahalı bunlaaaaaaarrrr" diye... Ben küçük bi açıklama yaptım nazik nazik ama; zayıf noktam, bilmeden atıp tutan, eleştiren insanlara çok tahammül edemiyorum. O yüzden bak kalktım koccaaaa bi blog yazdım yine.
Kendi adıma yapıyorum aşağıdaki açıklamayı, kimse üstüne alınmasın;
Glutensiz ürünler pahalı çünkü;
- Glutensiz un pahalı. (sebebini yukarıda belirttim)
- Tost ekmeğini 17 TL ye satıyorum; kendisi 750 gr. Yani marketlerde paketli satılan ekmeklerin yaklaşık 3 katı, onların adedi 8,5 TL civarında oranlarsak, aynı gramaj onlarda; 25,50 TL ye denk geliyor. Bence gayet makul.
- Seri imalat yapan bir imalathanem yok, herşey sipariş üzerine size özel yapılıyor, bu özellik beni "butik pastane" kategorisine sokuyor. Yani senin istediğin 1 adet ekmek için de 10 adet ekmek içinde aynı fırın aynı elektiriği yakıyor.
- Maliyet denilen şey yalnızca, undan, mayadan ibaret değil sevgili dünyadan haberi olmayan çölyaklı, bunun kirası, faturası, stopajı, vergisi var daha...
- Senin o hayallerini süsleyen glutensiz pastane için günde ortalama 100 çölyaklının gelip, yiyip içmesi üstüne bir de alışveriş yapması gerekiyor. Bu yoğunluk sağlanırsa, sürümden kazanma olayı meydana geleceğinden, hammaddeler daha büyük oranlarda alınacak, maliyetler düşecek, dolayısıyla fiyatları da biraz daha düşürüp aynı anda hem dükkanı çekip çevirmek, hem de kendi faturlarımızı ödeyebilecek kıvama gelmemiz mümkün olacaktır.
- Bu düzen ayda 2 ekmek siparişiyle kurulabilecek bir düzen değildir. Senin kadar bende üzgünüm.
- Ekmek ve ekmekgillerin dışındaki ürünler için pahalı diyemeyiz, en azından glutenli-glutensiz ekmek arasındaki fark gibi uçuk bir fark yok. Gidin başka butik pastacılarla konuşun, pasta içinde, kurabiye, cheesecake için de fiyat alın. Gidin o ünlü büyük pastane zincirlerinin pasta fiyatlarına bir bakın. Hepsi imalathaneden çıkıyor onların (butik yapılanlar dışında), günde 100 belki 200 pasta çıkıyor mutfakta, çeşitli katkı maddeleri kullanılıyor, o yağları vs. görsen bi daha yemek yiyemezsin o kadar diyeyim ben sana... Yani markası yüzünden kaliteli olduğunu düşündüğün yerler diğerlerinden daha farklı ürünler kullanmıyor. Bu idealist kardeşiniz, butik olmasının şımarıklığını yapıp; margarin kullanmayı reddediyor mesela, ben tereyağı kullanırım arkadaşım, margarin yemem, yedirmem. Tereyağının kilosu 30 TL burdan hesap yap canım kardeşim. Kullandığım çikolata hem glutensiz garantisi vermeli hem lezzetli olmalı, sonuç Belçika çikolatası kullanıyorum, piyasada yarı fiyatına çikolatalarda var yok değil. Ama ben bu işi mecburiyetten değil, idealim olduğu için yapıyorum. Ve birşeyi yapacaksam da elimden gelenin en iyisini yaparım, Kova burcuyum ben sallayıp geçemem, bu bunu yapamamış dedirtmem!
- Bir ihtimal daha var; manyağım ben! Bütçesi yeterli olmayan insanların, durumlarından faydalanıp, zengin olup dünyayı ele geçirmeye çalışıyorum. Çölyağı da ben buldum zaten. Otoümmin falan değil viral bir hastalık aslında, önce kendimde denedim, sonra dünyaya yaydım, 2 yaşından beri bu işin peşindeyim... (sanırım bu açıklamayla daha mutlu ve hatta tatmin olacak insanlar var. Şikayet edecek bir suçlu buldukları için rahatlayacaklardır)
- Neyse geyik bir yana; 23 Ağustos'ta dükkanda tanışma partisi var, katılım ücretsiz, gel ye bi, tadına bak yaptıklarımın, ondan sonra belki demek istediklerimi daha iyi anlarsın ;)
Sonuç olarak, gönül isterki; her mahallede bir Glutensiz Fırın olsun, hergün sıcak ekmek, simit poğaça çıksın, normal normal hayatımıza devam edelim. Ama şu an durum budur! Oturduğun yerden şikayet edip, kadere lanet okuyabilirsin, ya da o koca poponu kaldırıp bir girişimde bulunabilirsin. Yemek yapmaya başla mesela. Aç oku! En başından beri aynı şeyi söylüyorum, okuyun, tarif okuyun deneyin. Tarifin glutensiz olmasına gerek yok, normal tarifi glutensiz unla dene, bir tutmaz iki tutmaz, üçüncüde harikalar yaratırsın, dışarıdan almaktan çok daha hesaplı. Artı al sana kaynak, ekmek tarifi de, pizza, pasta, hatta sufle tarifi de bu blogta var! Ben sana daha ne yapayım ama ?
Bu kadar ukalalık, şikayet, sitem yettiyse, gel tatlı yiyelim barışalım :)
Geçen gün Şef arkadaşım İlkay uğradı dükkana. Staj döneminden canım arkadaşımdır kendisi, çok ta iyidir işinde. İlk glutensiz fettucini makarnayı İlkay'ın evinde yapmışızdır mesela. Yüzyıllık arkadaşlarımın evlerinde bir paket glutensiz kraker vs. hatta onu da geçtim, mısır unu bile yokken, İlkay'la arkadaşlığımızın en başlarında hatun gitti, glutensiz un, kraker ekmek aldı koydu dolabına benim için... Böylede düşüncelidir, incedir İlkay, hatta ben acımı içime gömüp, kimseyle muhattap olmazken, pilavın içine şehriye koyma kız aç aklıyo senin yüzünden diye, personel yemeğini yapan ustaya çemkirmişliği vardır, böyle de manyaktır işte (kısa zamanda kaynaşmamızın bir sebebi olmalı değil mi?) Neyse İlkaycım telefon açıp, dükkandaysan sana uğricam, 1-2 saate sendeyim deyince koşarak mutfağa girdim :) Önceden yaptığım biraz simit, azıcık ta brownie vardı ama arkadaşım ilk defa dükkanıma gelecek, sadece onları mı ikram edecem... Açtım dolabı baktım ne var, ne uydurayım o anda diye.. Evden kocaman bir şeftali getirmişim ara öğün olsun diye :) Aldım onu koydum tezgaha ... sıra geldi diğer malzemelere, un, yumurta şeker herşey ok ;) O zaman tarife başlıyorum hazırsan Çölyaklı, Şeftalili kek, pek güzel, pek lezzetli oldu, Şeftali aroması çok yoğun değil ama sen 2 şeftali kullanabilirsin bence ;)
Glutensiz Şeftalili Kek:
- 4 yumurta
- 200 gr. şeker
- 85 gr. krema
- 2 yemek kaşığı sıvıyağ
- 1/2 paket vanilya tozu
- 180 gr. glutensiz un
- 100 gr. badem tozu
- 1 (isteğe bağlı 2 adet) Şeftali
- 1 paket kabartma tozu
Yapılışı:
- Yumurta, şeker, krema ve sıvı yağı güzelce çırpın.
- Glutensiz un, badem tozu, kabartma tozu ve toz vanilyayı (paketli satılanlardan) bir tasta karıştırın.
- Şeftaliyi rendeleyin.
- Fırını 170 dereceye ayarlayıp ısıtın.
- Toz karışımı, sıvı karışıma ekleyin, iyice karıştırın.
- Şeftali püresini de ekleyin.
- Kabınıza doldurup fırına verin, kabın büyüklüğüne göre, yaklaşık 20-35 dk. arasında pişirin.
- piştikten sonra, dinlendirip servis edin.
Bu sefer fotoğraf çekemedim, hayal gücünüzü kullanın ;)
Şimdiden afiyet olsun :)
NOT: Glutensiz Fırın Tanışma Partisi; 23.08.2014 14:00-18:00 arası
Kocayol caddesi, Kozyatağı sokak, Çiğdem apt. no 11/C (Bahçe içi dükkan), Şenesenevler/İstanbul.
Krema yerine Badem sutu kullansam kivamini bozarmiyim sence?
YanıtlaSilmerhaba, 85 gr. krema yerine, 50 gr. kadar badem sütü kullanabilirsiniz.
Sil