Glutensiz Berlin seyahati

Selamlar olsun sana uzun zamandır ihmal ettiğim Çölyaklı! Görüşmeyeli, ben pastalar, ekmekler, kurslar ve yeni tarif çalışmaları arasında devam ettiriyorum hayatımı. Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla sende de pek fark yok, aynı tas aynı hamam, ilk fırsatta ağlamaya ve şikayet etmeye hazır yuvarlanıp gidiyorsun. E huylu huyundan vazgeçmez seni de böyle kabul edeceğiz :)

Birçoğunuz özellikle yeni teşhis alanlar, seyahat etmekten biraz ürküyor, haklı olarak endişeleriniz var. Ama seyahat rotası Avrupa ise, (en azından Batı Avrupa ise) işiniz pek kolay diyebilirim.

Ben geçen hafta Berlin'deydim mesela, ailemizin kuruluşunun 35.yılı şerefine minik bir kaçamak yaptık efendim ailecek. Ben tabi önceden ödevimi yaptım, glutensiz restoran, cafe var mı, varsa nerede, ne yerim ne içerim... Önceden çalışıp gittim. Düşündüğümden de fazla yer varmış bu arada. Tabi kısıtlı zaman olduğu için, ve adreslerin bir kısmı da şehir merkezinden uzak olduğu için birçok yeri göremeden döndüm ama, bulduklarım da beni oldukça memnun etti :)

Yurtdışına seyahat ediyorsan sevgili Çölyaklı, ilk görevin otele bir e-mail atmak. Ben Marriott'ta kaldım mesela, önceden e-mail atıp, Çölyak hastası olduğumu, kahvaltılarda bana glutensiz ekmek vermelerinin mümkün olup olmadığını sordum. Onlarda sağ olsunlar, bana her sabah taze taze ekmeklerimi hatta çikolatalı muffinimi getirdiler :)


Sabah kahvaltılarını pek bir mutlu bitirdikten sonra, sıra şehir turuna geldi. Babamların orada yaşayan bir arkadaşı, Serdar Abi, 2. gün bizi bir güzel gezdirdi. Önceden de sordu özellikle yapmak istediğiniz birşey, görmek istediğiniz bir yer var mı diye. Ben çıkardım adreslerimi, ben bu restoranlara gitmek istiyorum! O günkü rotamıza uygun bir kaç adres belirledik, benim önceliğim tabiki, İtalyan yemeklerinden yanaydı :)

Glutensiz restoran molasından önce, bir kahve molası vermek istedik. Sağ olsun Serdar abi, bizi çok şık ve ünlü bir çikolatacıya götürdü. Dükkan kısmında binbir çeşit özel yapım çikolata satılıyor, üst katı cafe kısmı, kahveler ve yanında getirdikleri tatlılar pek şahane. Yani bizim yiyebileceğimiz yalnızca bir çeşit var ama, bu bile büyük nimet değil mi? Hep söylerim tatlıyla çok aram yok. Regl öncesi sendromunda bile 2-3 kaşık nutellayla işimi bitiririm. Öyle kavanozun dibini görenlerden değilim. Ama özellikle yurtdışı gezilerinde falan insan biraz farklı şeyler denemek, deneyimlemek istiyor. Bende menüyü o gözle bir incelerken, bu tatlıya denk geldim. Bu arada, her tatlının yanında gluten, yemiş, süt, yumurta içerir uyarıları var ayrı ayrı. Aa bi baktım, bunda gluten işareti yok. Garsona sordum, bu tatlı da gluten var mıdır? Hayır "gluten-free" dedi, bende kahvemle beraber afiyetle yedim :) Çok hassasgillere uyarı! Normal bir pastane mutfağında yapıldığı için çapraz bulaşma riski olduğunu düşünüyorum, %100 garanti veremezler yani bence ...


















Fotoğrafta görüldüğü üzere, dışı çikolata kaplı, içindeyse tadellemsi bir dolgu var, fındıklı falan, gayet güzel yoğun lezzetli bir tatlıydı.













Tatlı faslından sonra gezmeye devam ettik. Havadan mıdır, sudan mıdır bilmem, bende acayip bir şişkinlik vardı seyahat boyunca, yani saatlerce açlık hissetmiyorum, hep sanki 5 dk önce sofradan kalkmışım gibi bir tokluk ve şişkinlik hissi falan. O yüzden genelde günde 2 öğün yedim. Öğle yemeği vaktini de geçince artık saat 16:00 gibi yemek yemeye karar verdik ve benim 1. tercihim Glutensiz pizzacıya yöneldik. Pizzacı, bizim ıslak hamburger büfeleri kadar minnacık bir dükkan çıktı. Babam bi daraldı falan, ne biçim yer burası, ben burada oturmam diye surat asmalar, bense inatla oturuyorum tabi pizza vs yemeden gitmem buradan diye. Sonunda babamla Serdar abi, başka yerde birşeyler atıştırmak üzere yanımızdan ayrıldı. Bende kardeşim ve annemle heyecanla menüyü incelemeye başladım.



Bitti mi bitmedi, Glutensiz bira var mı dedim, varmış,! Bira sever bir insan değilim, daha doğrusu bira sevmeye fırsatım olmadı. Çölyak teşhisi konduğunda 17 yaşındaydım, hayatımda 1-2 kere bira içmişliğim vardı, hem ekmek yasakken, bira neden içemiyorum diye de dertlenmedim hiç. Yaş ilerledikçe şarap sevmeye başladım, halen daha da biraya 100 kere tercih ederim o ayrı. Ama işte her zaman bulamayacağın bir şey olunca, kıymetli oluyor bir anda. Neyse glutensiz biram geldi, pek hafif, pek leziz :)




















Menü dışında, bir de tezgahın üstünde bir kara tahta var, orada günün lezzetleri yazıyor. Bir baktım, glutensiz lazanya! Hem lazanya hem pizza sipariş ettim! Utanmadan itiraf ediyorum evet, ne yapayım ama ikisini de canım çekti. Zaten pizzadan 2 dilim alıp, geri kalanını paket yaptırdım :) Hikaye buradan sonra biraz iğrençleşecek , midesi hassas olanlar okumadan direkt adreslere geçsin bak demedi deme!

Önce bizimkilerin pizzaları geldi;



Kardeşimin kafasından fışkıran "gluten-frei" işaretine dikkatinizi çekerim :)

Neyse onlarınkini görüp iyice heveslendim :) Sonra benim lazanyam geldi ;


Bence gecenin hatta , gezinin yıldızı bu lazanyaydı. ay ne keyifle ne afiyetle yedim. Hatta biraz yana-haşlana yedim, soğumak bilmedi malesef...


Ta-taaaa fotoğrafta gördüğünüz beybi, benim glutensiz pizzam. Yoklukta gideri var derecede iyiydi ne yalan söyliyeyim. Ben daha güzelini yapıyorum, mütevazi olamayacağım. Bir de glutensiz pizzayı tabii ki anavatanında, İtalya'da yiyeceksin mamma miaaaaaaaaa!!! Ama yani buralarda bunu bile bulamadığımız için, burun da kıvıramayacağım. Bu arada pizzanın tabanı kara buğdaydan yapılmış (glutensiz bir tahıl olan greçka yani)

İğrenç kısım, benim yemekten 15 dk. sonra burnumun kanamasıyla başlıyor. Sabahtan hafif bir sızıntı gibi birşey olmuştu, peçeteye hafif bir pembelik gelmişti, ama önemsemedim yani. Parantez, ben biraz alerjik bi tipim, iklim değişikliği, hafif bir nem kokusu, toz vs. olunca hemen burnum kaşınmaya başlıyor vs. Dolayısıyla burnumda öyle bir hassasiyet olmasını normal karşıladım. Fakat tam yemekten kalkarken, burnumdan kan boşanması hiç hoş olmadı sende takdir edersin ki sevgili Çölyaklı. Koşup peçete almam, WC'nin dolu olması, o sırada tansiyonumun düşmesiyle hafif bi fenalık geçirmem 2.5 dk. falan sürdü sanırım. Kanamam durdu, ama beynim, daha da fenası midem falan korkunç durumda, WC'ye tekrar kendimi atıp, kusmayı düşündüm bi an ama sevgili tuvalet yine dolmuştu... kendimi direkt dışarı atıp soğuk havada derin derin nefes aldım. O sırada babamlar gelmiş bizi almaya, suratıma tuhaf tuhaf bakıyor nooldu buna yahu diye, ben susun birşey söylemeyin diyebildim sadece, çünkü ya baygınlık geçiricem orada (ve aile bireyleri panik atak geçirecek), ya da biyere istifra edecem... derken pek tatlı, pek şirin, glutensiz pizzacının yanıbaşına bödöf diye bıraktım glutensiz bira, pizza, lazanya ne varsa... :( Sonrasında bir rahatlama, bir enerji, efendime söyliyeyim bir oh be dünya varmış hali falan. Annemler taksiye atlayıp otele gidelim derdinde, ben elimde paket yaptırdığım pizza kutum, ben iyiyim yaaa gezmeye devam edelim diyorum falan. Sonra biraz yürüdük ben açılayım diye, derken yine dükkan geziyorduk, bende gayet sağlamdım falan. Talihsiz bir anı oldu ama sonra kendi aramızda epey dalgasını geçtik. Kardeşim , bünyen bu kadar glutensizi kaldıramadı, acaba sana normal pizza mı yedirseydik falan diye dalga geçmeye başladı. Sonra Lego mağazasında kardeşim kendine Staw Wars legosu alırken, ben ortaya atılıp, ben kustum bana alın lego ona almayın falan diye şakalar yaptım vs. Hahaha-hihihi tabiriyle yolculuğumuzu tamamladık tabii ki :)


Bödöf sonrası, geziyi tamamladıktan sonra tipi kaymış ben :)

Bu bahsettiğim yerler dışında ne yedim ne içtim? Klasik arkadaşlar; et-tavuk-balık ızgara (sossuz) yanında bolca patates kızartması.

Şimdi fotoğraflara bakıp iç geçirme boşuna, pizzanın alasını evde yaparsın diyorum, tarif için blogu karıştıracaksın azıcık ;) Lazanya tarifini de bugün yarın paylaşmış olurum hadi bu kıyağımı da unutma bence ;)

Daha fazlasını istersen, Glutensiz Fırın, Glutensiz İtalyan yemekleri Workshop'una beklerim. Bu ay yerler doldu ama, Aralık ve sonraki aylar için instagramdan takip te kalabilirsin ;) @glutensizfirin

Berlin Glutensiz Adresler:

Simela Pizzeria; Kantstrasse 146, Berlin 10405

Ristorante Essenza (buraya gitmedim ama çok merkezi, glutensiz hamur işi olmasa da güvenle et-patates-salata vs. yemek için iyi bir seçenek) ; Potsdamer Platz 1 10785 Berlin.

Şimdi ben iş başına dönüyorum, yetiştirmem gereken pastalarım var ;) Sen git kıyma , domates, salça vs al eve, bi lazanya patlatırım bence ben bugün ;) Sende hazırlıklı olursun hem bugün-yarın tarif düşer bloga :)


Yorumlar

Popüler Yayınlar