Unsuz kek! bir başarısızlık hikayesi...
Kimse mükemmel değil çölyakdaşlarım! Benim gibi büyük bir usta bile (!?!), zaman zaman herşeyi mahvedebiliyor! Evet bugün sizlere bir başarısızlık hikayesinden bahsedeceğim ama sonunu yine de tatlıya bağlıyacağım; o yüzden panik yok!
Efendim, daha önceki yazılarımı takip ettiyseniz, fark etmişsinizdir, staj yaptığım yer yeniliklere açık, hatta yaratıcılığımızı kullanmamızı falan teşfik eden bir müessese ya da yalnızca şef öyle ama olsun... Bildiğiniz gibi menümüze glutensiz sandviç girdi. Bence bu büyük bir gelişme... her ne kadar ben füme somon dan pek haz etmesem de yani menüde "gluten free" yazıyor daha ne olsun! Hamburger de yapalım, etli sandviç yapalım diye yırtınsam da galiba benim damak tadım, pek öyle restoran menüsü oluşturacak kadar gelişmiş değil. Annem de pis boğaz olduğumu söylemiştir zaten hep. Neyse ne! Bu hafta ki yeni "gluten free" hedefimiz pizzaydı! Götürdüm Schaer unumu bizim "tükkana", başladık pizza denemeye... gayet başarılı oldu. Yani tabi ki benim dışındaki herkes bu ne biçim hamur, ama dağılıyor (ki bence olabileceği en iyi formdaydı) gibi yorumlar yaptı ama "gluten" olmadan ne kadar esnek olabilirdi ki? Şimdi ben bir yandan şeften aldığım gazla pizza denemesi yapıyorum, bir yandan öğle yemeği yine glutenli çıkmış açımdan ölüyorum, dört gözle pizza bekliyorum falan, bir yandan da diğer iş arkadaşlarımın "lan nerden çıktı bu meret, başımıza iş açacak" bakışlarına karşılık, sessiz inadımı sürdürüyorum. Uzun lafın kısası benim pek başarılı olmayan şekillendirme çabam ( sunumlarımda ciddi bir problem yaşıyorum farkında mısınız? genelde hep bi yerleri yamuk falan oluyor) sonrası "pizzacı" arkadaş hamuru yuvarlak yapıp fırına atıyor veeeee sonuç; mükemmel! Önce bir bakıyorlar altı kızarmamış, çıtır olmamış vs. Ama tadı! Tadının hiç farkı yok gerçek pizzadan! Ben tabi o kargaşada 3 dilimi yutuyorum yana yana... Neyse bu kadar ballandıra ballandıra anlattım sadede geleyim, Schaer unun kilosu 25 TL! E bir pizzayı 50 TL ye satamayacığımız için, aynı kaliteyi yakalayabileceğimiz farklı unların peşine düştük. Yani ithal olan unların hepsi aynı fiyat aralığında, yerli unlarda aynı verimi vermiyor malesef! Neyse konu üzerinde çalışmalarımız devam ediyor merak etmeyin. Benim stajımın bitmesine 1,5 ay daha var... dolayısıyla çılgın denemelerim devam edecek :)
Çılgın deneme demişken, bugün dedim ki, "madem menü değişiyor, herkes demo yapma peşinde; sende kaldır o koca poponu dostum ve tatlı birşey dene!" Staj başladığından beri pastacılık namına ne öğrendiysem hepsini unuttum! Ne krema yapmayı hatırlıyorum ne kek ne mereng vs. Şuursuzca yumurta kırıp, ordan oraya koşturuyorum ama ne yapıyorsun derseniz, valla bende bilmiyorum! Neyse dedim bir unsuz kek falan yapayımda şu bastırılmış pastacı ruhum geri dönsün bir kendime geleyim! Demez olaydım rezil oldum!
Yine bir kaç ay geriye gidersek, size hani güzel şeyler var falan diye bir yazı yazmıştım, pirinç noodlelar vardı, Eti kek, bisküvi çıkarmıştı falan... bir de ne vardı o yazı da? Flourless Chocolate Cake! Yani unsuz çikolatalı kek! Evet Kırıntı' da var ve hala favori tatlım! Neyse ben bu keki daha önce evde denedim ve coşmuş lezzetli oldu! Resimde de gördüğünüz üzere tipi yine öyle havalı değil ama önemli olan iç güzelliği! Eee evde güzel olan şeyle "ben restoranda nasıl rezil oldum?" a gelicek olursak; hepsi benim farklılık yaratma peşindeki, haddini bilmez, fazla hevesli "ukala" ruhum yüzünden! Dedim ki, her yerde zaten bitter çikolatalı unsuz kek var, ben beyaz çikolatalı yapacağım, hatta içine bitter çikolata da eklerim mermer kek olur! Ay bir sevindim, bir sevindim, sanki atomu parçaladım... o kadar güveniyorum o sırada kendime! Neyse sabahtan işleri çabucak bitirelim diye canla başla, atom karınca gibi sektim... derken "usta"mın öğle yemeğine gitmesini fırsat bilerek başladım hızlıca malzemelerimi toplamaya... Deneme yapmak için en iyi vakit, ustanın ortalıkta olmadığı vakittir, zira stajyerlerin öyle kendi başlarına kek falan yapmaları maazallah menüye sokmaları falan pek iyi karşılanmaz bu çevrede... zaten sizi "demo" yaparken yakaladıklarında da yüzlerinde onaylamayan bir ifadeyle, "sen kimsin ki kek, tart vs. yapmak gibi boyundan büyük işlere kalkışıyorsun stajyer parçası!" bakışı atarlar! (uzun cümleler kurmaya bayılıyorum) Velhasıl bende yakalandım! "eee usta bi çay falan içseydin yaa yorulmuşundur ehe ehe" dediysem de; ikna edemedim! Neyse kimse işime karışmadı ama, "Selin işini çabuk bitir daha poğaçaları yapacaz" komutu gelince ben yine atom karıncaya bağladım. Derken önce erimiş tereyağını kafamdan aşağıya döktüm sonra gittim fırının kapağına yapıştırdım elimi... Bu kadar zahmetten sonra sonuç büyük bir hayal kırıklığı oldu! Kekimi kimse beğenmedi! Orjinal tarifin yarısı kadar tereyağı kullanmama rağmen (ki büyük bir kısmını da kafamdan aşağı döktüğümü hatırlatmak isterim) kek yağ kustu! Benim moral sıfır tabi! Şimdi bu başarısızlığın iki sebebi var; (benim bok yemem-tarifi değiştirmem dışında); ilki, derece yüksekti. Aşağıda göreceğiniz üzere kek 180 derece de pişiyor, gel gör ki evde pişen kek, profesyonel fırında haşlanıyor ve yağ mağ ne varsa kusuyor! İkinci ve daha önemli olan sorun ise; beyaz çikolata! Beyaz çikolata aslında "çikolata" bile değil. Evet yıllarca çikolata dediğimiz şey aslında; süt tozu, şeker ve "kakao yağı"ndan oluşuyor. Yani büyük oranı yağ! Hani beyaz çikolata normalde yediğim sevdiğim birşey bile değil, sen ne diye gaza gelip 200 gr. koyuyorsun? Neyse bana ders oldu! Beyaz çikolatayı anca ganaj, süsleme yaparken falan kullanırım bundan sonra (onların nasıl yapıldığını hatırlayabilirsem...)
Evet... bir ibret hikayesinin daha sonuna geldikten sonra, sizlere teselli armağanı olarak"evde" kendi "güvenli" ortamımda yaptığım, gerçek "unsuz kek" tarifini veriyorum! Pek süslü bir fotoğrafım yok malesef yine ama idare edin artık, ünlü bir şef olduğumda kendime bir yemek fotoğrafçısı tutacağım; söz! Rahat olun bu gerçekten güzel olmuştu, yani dandik tarifi kakalamayorum size, öyle güzel oldu ki bir hafta boyunca rejim falan demeden yedim yani! Rejime ne mi oldu? Onu artık sonra anlatırım ...
Flourless Chocalate Cake (Unsuz Kek)
Afiyet olsun!!!!
Efendim, daha önceki yazılarımı takip ettiyseniz, fark etmişsinizdir, staj yaptığım yer yeniliklere açık, hatta yaratıcılığımızı kullanmamızı falan teşfik eden bir müessese ya da yalnızca şef öyle ama olsun... Bildiğiniz gibi menümüze glutensiz sandviç girdi. Bence bu büyük bir gelişme... her ne kadar ben füme somon dan pek haz etmesem de yani menüde "gluten free" yazıyor daha ne olsun! Hamburger de yapalım, etli sandviç yapalım diye yırtınsam da galiba benim damak tadım, pek öyle restoran menüsü oluşturacak kadar gelişmiş değil. Annem de pis boğaz olduğumu söylemiştir zaten hep. Neyse ne! Bu hafta ki yeni "gluten free" hedefimiz pizzaydı! Götürdüm Schaer unumu bizim "tükkana", başladık pizza denemeye... gayet başarılı oldu. Yani tabi ki benim dışındaki herkes bu ne biçim hamur, ama dağılıyor (ki bence olabileceği en iyi formdaydı) gibi yorumlar yaptı ama "gluten" olmadan ne kadar esnek olabilirdi ki? Şimdi ben bir yandan şeften aldığım gazla pizza denemesi yapıyorum, bir yandan öğle yemeği yine glutenli çıkmış açımdan ölüyorum, dört gözle pizza bekliyorum falan, bir yandan da diğer iş arkadaşlarımın "lan nerden çıktı bu meret, başımıza iş açacak" bakışlarına karşılık, sessiz inadımı sürdürüyorum. Uzun lafın kısası benim pek başarılı olmayan şekillendirme çabam ( sunumlarımda ciddi bir problem yaşıyorum farkında mısınız? genelde hep bi yerleri yamuk falan oluyor) sonrası "pizzacı" arkadaş hamuru yuvarlak yapıp fırına atıyor veeeee sonuç; mükemmel! Önce bir bakıyorlar altı kızarmamış, çıtır olmamış vs. Ama tadı! Tadının hiç farkı yok gerçek pizzadan! Ben tabi o kargaşada 3 dilimi yutuyorum yana yana... Neyse bu kadar ballandıra ballandıra anlattım sadede geleyim, Schaer unun kilosu 25 TL! E bir pizzayı 50 TL ye satamayacığımız için, aynı kaliteyi yakalayabileceğimiz farklı unların peşine düştük. Yani ithal olan unların hepsi aynı fiyat aralığında, yerli unlarda aynı verimi vermiyor malesef! Neyse konu üzerinde çalışmalarımız devam ediyor merak etmeyin. Benim stajımın bitmesine 1,5 ay daha var... dolayısıyla çılgın denemelerim devam edecek :)
Çılgın deneme demişken, bugün dedim ki, "madem menü değişiyor, herkes demo yapma peşinde; sende kaldır o koca poponu dostum ve tatlı birşey dene!" Staj başladığından beri pastacılık namına ne öğrendiysem hepsini unuttum! Ne krema yapmayı hatırlıyorum ne kek ne mereng vs. Şuursuzca yumurta kırıp, ordan oraya koşturuyorum ama ne yapıyorsun derseniz, valla bende bilmiyorum! Neyse dedim bir unsuz kek falan yapayımda şu bastırılmış pastacı ruhum geri dönsün bir kendime geleyim! Demez olaydım rezil oldum!
Yine bir kaç ay geriye gidersek, size hani güzel şeyler var falan diye bir yazı yazmıştım, pirinç noodlelar vardı, Eti kek, bisküvi çıkarmıştı falan... bir de ne vardı o yazı da? Flourless Chocolate Cake! Yani unsuz çikolatalı kek! Evet Kırıntı' da var ve hala favori tatlım! Neyse ben bu keki daha önce evde denedim ve coşmuş lezzetli oldu! Resimde de gördüğünüz üzere tipi yine öyle havalı değil ama önemli olan iç güzelliği! Eee evde güzel olan şeyle "ben restoranda nasıl rezil oldum?" a gelicek olursak; hepsi benim farklılık yaratma peşindeki, haddini bilmez, fazla hevesli "ukala" ruhum yüzünden! Dedim ki, her yerde zaten bitter çikolatalı unsuz kek var, ben beyaz çikolatalı yapacağım, hatta içine bitter çikolata da eklerim mermer kek olur! Ay bir sevindim, bir sevindim, sanki atomu parçaladım... o kadar güveniyorum o sırada kendime! Neyse sabahtan işleri çabucak bitirelim diye canla başla, atom karınca gibi sektim... derken "usta"mın öğle yemeğine gitmesini fırsat bilerek başladım hızlıca malzemelerimi toplamaya... Deneme yapmak için en iyi vakit, ustanın ortalıkta olmadığı vakittir, zira stajyerlerin öyle kendi başlarına kek falan yapmaları maazallah menüye sokmaları falan pek iyi karşılanmaz bu çevrede... zaten sizi "demo" yaparken yakaladıklarında da yüzlerinde onaylamayan bir ifadeyle, "sen kimsin ki kek, tart vs. yapmak gibi boyundan büyük işlere kalkışıyorsun stajyer parçası!" bakışı atarlar! (uzun cümleler kurmaya bayılıyorum) Velhasıl bende yakalandım! "eee usta bi çay falan içseydin yaa yorulmuşundur ehe ehe" dediysem de; ikna edemedim! Neyse kimse işime karışmadı ama, "Selin işini çabuk bitir daha poğaçaları yapacaz" komutu gelince ben yine atom karıncaya bağladım. Derken önce erimiş tereyağını kafamdan aşağıya döktüm sonra gittim fırının kapağına yapıştırdım elimi... Bu kadar zahmetten sonra sonuç büyük bir hayal kırıklığı oldu! Kekimi kimse beğenmedi! Orjinal tarifin yarısı kadar tereyağı kullanmama rağmen (ki büyük bir kısmını da kafamdan aşağı döktüğümü hatırlatmak isterim) kek yağ kustu! Benim moral sıfır tabi! Şimdi bu başarısızlığın iki sebebi var; (benim bok yemem-tarifi değiştirmem dışında); ilki, derece yüksekti. Aşağıda göreceğiniz üzere kek 180 derece de pişiyor, gel gör ki evde pişen kek, profesyonel fırında haşlanıyor ve yağ mağ ne varsa kusuyor! İkinci ve daha önemli olan sorun ise; beyaz çikolata! Beyaz çikolata aslında "çikolata" bile değil. Evet yıllarca çikolata dediğimiz şey aslında; süt tozu, şeker ve "kakao yağı"ndan oluşuyor. Yani büyük oranı yağ! Hani beyaz çikolata normalde yediğim sevdiğim birşey bile değil, sen ne diye gaza gelip 200 gr. koyuyorsun? Neyse bana ders oldu! Beyaz çikolatayı anca ganaj, süsleme yaparken falan kullanırım bundan sonra (onların nasıl yapıldığını hatırlayabilirsem...)
Evet... bir ibret hikayesinin daha sonuna geldikten sonra, sizlere teselli armağanı olarak"evde" kendi "güvenli" ortamımda yaptığım, gerçek "unsuz kek" tarifini veriyorum! Pek süslü bir fotoğrafım yok malesef yine ama idare edin artık, ünlü bir şef olduğumda kendime bir yemek fotoğrafçısı tutacağım; söz! Rahat olun bu gerçekten güzel olmuştu, yani dandik tarifi kakalamayorum size, öyle güzel oldu ki bir hafta boyunca rejim falan demeden yedim yani! Rejime ne mi oldu? Onu artık sonra anlatırım ...
Flourless Chocalate Cake (Unsuz Kek)
- 5 yumurta
- 75 gr. şeker
- 100 gr. tereyağ
- 75 gr. badem tozu (toz badem)
- 200 gr. bitter çikolata
- Yumurta ve şekeri mikserde kabartın.
- Tereyağını eritip, çikolatayı da ekleyin (çikolatayı tereyağının sıcaklığıyla eritin)
- Yumurta ile çikolatayı birbirine yedirin.
- En son toz bademi ekleyip, yumurtayı çökertmeden nazik hareketlerle karıştırın. (mikser yerine silikon spatula yardımıyla elle karıştırın.)
- Kalıba döküp, 180 derecede 25 dk. pişirin. Yukarıda da bahsettiğim gibi bu fırın derecesi çok değişken olabiliyor, isterseniz riske atmayın, 160 derece de daha uzun sürede pişirin.
Afiyet olsun!!!!
Yorumlar
Yorum Gönder