Evren benimle dalga mı geçiyorsun?

Ultra sıkıcı bir günün sonunda, pek keyifsizim yahu... böyle kendimi ortalara atıp bi sürü insana küfredesim var! :(

Stajım biteli 2,5 ay oldu ama hala iş, güç meselesiyle ilgili bir atılımım olamadı sevgili okur! Ağzıma bir maske takıp, kendimi glutenli pastanelere mi atsam yeniden ne yapsam? 2,5 ayda 3 iş girişimim oldu ki, 3ü de aynı şekilde sonuçlandı... sessizlik. Ve ben, şimdi çok kızgınım... Neyse... evet herşeyin bir sebebi var, ve neyse ki ben o işlerin çok ta benim yapmak istediğim kaliteye yakın olmadıklarını görüyorum aslında ama daha iyisini yapabilecekken neden yapamıyorum? Evren? Kuzum? Bana bir mesaj mı vermeye çalışıyorsun? Başkasını bırak, aç kendine bir pastane, bir imalathane, bir restoran, alem glutensiz üretim mi görsün diyorsun? E o zaman sermaye yolla bebeğim, bende senin sözünü dinleyeyim!

Bende 4. bir seçenek üzerinde çalışıyorum aslında, yemek kitabı yazmak! Kibirli yazarınız, piyasadakilerden pek tatmin olmadı, hatta yurt dışından getirttiklerinden de memnun kalmadı, şimdi oturup kendi kitabını kendi yazacak... yani bi mani çıkmazsa eğer... Panik yok; burdan tarif ve denemelerimi paylaşmaya devam edeceğim ama siz de bedavaya o kadar alışmayın; yok para istemiyorum da şu "izle" butonuna bir basın yahu... ya da subscribe oldu o galiba artık... neysee işte sizde beni destekleyin azıcık, ekmekleri kurabiyeleri yutmayı biliyorsunuz ;)

Madem içimi döküyorum, bunu da yazayım bari... yaa lütfen rabbim dert verdi derman yok böhüüüü falan diye ağlak havalardan vazgeçin... gerçekten midem bulanıyor!
-Sen kimsin? neden miden bulanıyormuş?? peeehhhh :///
diyenler; dışarı çıkar mısınız? burası benim sayfam, canım ne isterse onu söylerim!

Milletçe ağlaşmaya bayılıyoruz, ama çözüm üretme sıfır. Hep şikayet hep dünyada ki tüm felaketler yalnız senin başına gelmiş tavrı falan... geçin bunları cidden...!

Bakın, Polyannacılık oynayıp, oh oh yaşasın glutensiz hayat diyelim demiyorum (aslında diyorum yaaa ne zararı var ki!). Yani evet hepimiz benzer sıkıntıları çekiyoruz, ürün buluyoruz bulamıyoruz, insanlara derdimizi anlatamıyoruz, evet simit görüp ağlamak istediğimiz anlarda oluyor ama o anda bile bunun saçma olduğunu biliyoruz içten içe, sosyal haklarımız yok gibi birşey, evet erkeklerin askerlik konusu hala fıkra gibi eksik çok şey var... ama burası Türkiye... ve herşey çok yeni, çok yavaş gelişiyor... sabır biraz!

Bakın dünyanın en klişe örneğini veriyorum; Afrika'da aç çocuklar var! Klişe ama gerçek! Varlar... her akşam TV'de çıkmadıkları için, ya da yan komşunun oğlu olmadıkları için varoldukları gerçeği değişmiyor maalesef!

Bakın bu dünyada kanserle savaşan insanlar var, adını bilmediğimiz, bazen telafuz bile edemediğimiz hastalıklarla yaşamaya çalışan insanlar var... o yüzden diyorum ki; biraz şükretmeyi bilin, biraz edepli üzülün, mantıklı şikayet edin; yoksa maazallah, "Yüce Rabbim" çarpar adamı!

Yorumlar

Popüler Yayınlar