Çölyaklı neden hasta olur?

Karanlık ve yağmurlu İstanbul  sabahından selamlar olsun sizlere Çölyakdaşlarım!

Bugünkü yazımda, tarif vermek yerine biraz tavsiye vereceğim. Başlığa bakıp yanılma olmasın, bu bilimsel bir makale "DEĞİL". Bu benim düşüncelerim, birikimlerim ve deneyimlerimle ilgili bir yazı, tavsiyeme ister uyarsın, istersen kafana göre takılmaya devam edersin Çölyaklı.

Son zamanlarda, "eyvahlar olsun yine ishalim", "diyetimi bozmadım, ama karnım ağrıyor", "midem tuttu, uyku uyumadım, yoksa diyette kaçak mı var", türü şikayetler çoğaldı. Doktor olmadığım için, asla ve ASLA size tıbbi bir yanıt ya da tavsiye de bulunamam. Bu tarz durumlarda ilk yapmanız gereken şey, durumunuzun ciddiyetine göre, DOKTORunuza görünmeniz olacaktır. Yani benim, Facebook'tan yazdığım öneri, Ayşe'nin Fatma'nın önerdiği ilaç fasa fiso... Bunların hepsi iyi niyetli bilgi paylaşımları olsa da, eğer rahatsızlığınız ciddi boyutlara ulaşmışsa, Facebook'a girip ne yapsam ki diyeceğinize hastaneye koşup bir test neyin yaptırmanızı ya da doktorunuzu arayıp, ondan tavsiye istemenizi öneririm ben şahsen. Şimdi benim DOKTOR olmadığım, ve size TIBBİ tavsiyeler vermeyeceğim gerçeğinde hemfikirsek eğer, ben size neler söyleyebilirim, sadede geleyim :)

Çölyaklı neden hasta olur?
  • Burada hastalıktan kastımız, üst solunum yolları enfeksiyonu değil. İshal olmaktan bahsediyoruz. Çölyaklı neden ishal ve mide sorunu yaşar? Tabi ki ilk aklımıza gelen, diyette kaçak olmasıdır. Bünyenizin durumuna göre, uzun ya da bazen kısa vadeli kaçamak ya da kaçaklar, villuslarınıza zarar vermiş, ve sizi hasta etmiş olabilir. Bunun için önce ne yediğinizi, nereden kaçak olmuş olabileceğini düşünün. Kaçağa bağlı olduğunu düşünüyorsanız, diyetinizi bir kaç gün kısıtlayın, yani glutensizliğinden %100 emin olduğunuz ürünleri tüketin, misal; haşlanmış patates, pirinç lapası ki, cırcırınıza da iyi gelecektir. Böyle bir durumda (yine kişiden kişiye değişim gösterecektir ama...) ishalinizin birkaç gün içinde geçmesi gerekir. Baktınız hiçbir değişme yok, soluğu hastanede alın. Başta da dediğim gibi, aniden bastıran şiddetli ishal, aşırı halsizlik, yatak döşek yatma durumunda lapayla falan uğraşmadan ilk önce doktorunuza başvurun.
  • Diğer bir durum; ishalsiniz, yada midenize kramplar giriyor, ya da hepsi birden bastırdı mahvoldunuz. Diyetinizde kaçak olmadığına eminsiniz, o halde sorun ne olabilir? Tabi ki gıda zehirlenmesi! Aslında hepimiz sık sık küçük çaplı gıda zehirlenmelerine maruz kalıyoruz maalesef çoğunlukla bunun farkında bile değiliz. Okulda (Pastacılık okulunda) gıda güvenliği ve hijyen derslerinde duyduğumda oldukça şaşırdığım bir gerçek bu. Genel kanı gıda zehirlenmesinin, hastanede serum bağlanmasıyla bitmesi, yada 2 gün fena halde, mide barsak problemi çekmek olduğu yönündedir. Doğru da bir düşüncedir. Fakat bu hastanelik olma durumu gıda zehirlenmesinin çok şiddetli olanıdır. Yani bunun az şiddetli olanları ve tabi bir de malesef ölümcül olanları var. Gün içinde yediğiniz bir yiyeceğin, hazımsızlık yapması, halsizlik ve uyku haline sebep olması, ya da gaz yapması da, küçük çaplı gıda zehirlenmelerine örnektir. Sadece, gıda henüz sizi mahvedecek kadar bozulmamıştır. Hani bazen, yediklerimiz ağzımıza gelir, yemekten sonra midemizde yanma olur falan ve eğer bile bile dokunan birşey (misal kimisinin midesine acı, kimisine soğan falan dokunur) yenmemişse, durup "ya bana ne dokundu ki?" deriz ya... işte o muhtemelen görüntüsünde ve tadında hiçbir bozulma görülmeyen ama, muhtemelen bakterilerin yavaştan cirit atmasıyla bozulmaya başlamış bir yiyecekten kaynaklanır. Yaklaşık 1-2 saat sonra geçtiği için üstünde durmayız. Bünye çölyaklı olduğu zaman, bu tarz minik zehirlenmeler biraz daha ağır etkiler doğurabiliyor.
Örnek: Yaklaşık 5 yıl önce tavuktan zehirlendim. Düşünün çölyak teşhis edileli yaklaşık 8-9 yıl olmuş o zaman ve o günlerden beri ciddi bir ishal vakası yaşamamışım. Sonra bir gün aniden bir karın ağrısıyla kıvranmaya başlıyorum... ama ne ağrı! İlaç alıyorum geçmiyor, lapa yiyorum geçmiyor, mide birşey kabul etmiyor, yatıyorum kalkıyorum geçmiyor! O mu dokundu, bu mu dokundu? Derken 4. gündeyim geçmiyor! Dedim gıda zehirlenmesi olsa 1-2 gün sürer geçer, kesin kaçak vs. var diyette patladım şu an , barsaklar yine iflas etti! Korkuyla doktoruma koştum; hep te öyle denk gelir ya, doktora gittiğim gün (5.gün) iyileştim. Ama ben yine halsiz, enkaz halindeyim. Doktorla yaptığımız küçük bir, ne yedin ne yemedin tartışmasından sonra, doktorum, suçlunun tavuk olduğuna karar verdi. İshal kesildiği için herhangi bir tetkik yapamadık. Doktorumun söylediği, barsaklar zaten koyvermeye dünden hazır olduğu için, (aslında o böyle bir cümle kurmadı ama işte benim dilimde karşılığı bu) gıda zehirlenmesine biraz fazla tepki vermişim, ve normalde 2 günde atlatılan zehirlenmeyi 4 günde atlatabilmişim. Doktorumun tavsiyesi, bir daha böyle bir durumda karşılaştığımda, en yakın hastaneye gidip, dışkı tahlili yaptırmak. O zaman zehirlenme mi (zehirlenmeyse ne zehirlenmesi), ya da çölyağa bağlı birşey mi anlamak daha kolay olurmuş. Sizinde aklınızda bulunsun o yüzden. Her cırcırda suçlu gluten olmayabiliyor.

  • Başka bir neden, ayak üşütmesi! evet annelerimiz peşimizde terlik giy diye dolaşırken onlarla "ya anne yeaaaa!" diye dalga geçiyoruz ama malesef ne zaman dalga geçsek; onlar haklı çıkıyor değil mi? Çok sık rastladığımız bir durum değil belki fakat, üşütme de zaman zaman sıkıntılara neden olabiliyor. Yetişkinlerde çok rastlanmasa da çocuklara dikkat edilmeli. Özellikle yazın, sıcak hava da rahat rahat gezerken, soğuk suda fazla kalmış, ya da ıslak kıyafetle ortada dolanmış olabilir. Akşam başlayan karın ağrısı sürpriz olmasın! Burada kötünün iyi tarafı, üşütmeye bağlı ishaller öyle pek uzun sürmez (muhtemelen yani doktor değilim demiştim değil mi?), en azından gıda zehirlenmesi kadar etkili olmaz diye düşünüyorum, tecrübelerime dayanarak.
  • Gluten kaçağı, zehirlenme, üşütme dışında, yine çok mantıklı başka sebepler olabilir. Herhangi bir gıdayı gereğinden fazla tüketmek, başka bir gıda alerjisi de gayet mantıklı başka sebepler. Oturup bir kilo kiraz yersen mesela, cırcır olma ihtimalin yüksek, ya da sen 2 kg yersin birşey olmaz da, ben bir avuç yerim tuvalete koşarım o da belli olmaz. Nedir peki "belli" olan? Kendi kendini bileceksin Çölyaklı. Baharatlı yiyecekleri miden kaldırmıyor olabilir. Midende gastrit, ülser, reflü gibi başka bir sorun olabilir ve bu tarz hastalıklarda da tüketmemen ya da sınırlı tüketmen gereken gıdalar olabilir. Ya da sadece, senin vücudun çiğ sebze meyveyi fazla tolere edemiyor olabilir. Bilinçli ve Farkında olmaya gayret edin.
  • Bir başka sebep ise, salgın! Mikrobik ishaller de fena halde tehlikeli ve ciddi sıkıntılı durumlardır. Böyle durumlarda diğerlerinden farkı, genellikle ateşle beraber seyretmeleridir. Ne olursa olsun, "normal" olmadığını düşündüğünüz bir hastalık durumunda doktorunuza başvurun!
Dediğim gibi, doktor olmadığım için size çeşitli tıbbi tavsiyelerde bulunamayacağım, yani ishal başlarsa şunu iç, bunu yap vs. Beni aşar. Lapayı, bol suyu zaten hepimiz ezberledik ama onlarda tıbbi tavsiye değil. Ben sana ne tavsiyesi verebilirim? Hımmm... biraz hijyenden bahsedebiliriz.

Nedense bizde "hijyen" deyince, köşe bucak çamaşır suyuyla silmek falan akla geliyor. Tuvaleti çamaşır suyuyla dezenfekte edebilirsiniz ama konumuz mutfaksa, bundan daha fazlasına ihityacımız var. Bilgi! 
  1. Malesef, mutfaklarda en çok zehirlenme "çapraz bulaşma" yoluyla meydana geliyor. Sen çölyaklı olduğun için, glutenden kaçınma tekniklerinde bu terimi duydun. Ama çapraz bulaşma gluten dışında çok daha genel bir kavram. Sözlük anlamıyla, bir yüzeydeki maddenin (bakteri oluuuur, gluten oluuuur, virüs oluuuur, fındık fıstık tozu oluuuuuuuuuur olur da olur) başka bir yüzeye transferidir. Ne demek bu ya transfer falan? Şair bu dizelerde şundan bahsediyor; sen çiğ tavuğu kestiğin bıçakla, salatayı da doğrarsan, çiğ tavuktan bıçağa bulaşan "salmonella", bıçaktan da salataya bulaşır! Sonra salatadan sana bulaştığında, yandım anam diye ateşler içinde, belki de bilinçsiz, belki de altına ede ede hastaneye koşarsın, yetişebilirsen şanslısın, yetişmediysen el Fatiha! Abarttığımı düşünüyorsanız, google'a salmonella virüsü yazıp daha detaylı bilgiler edinebilirsiniz. Benden kısa bilgi: Salmonella "ÇİĞ" tavuk ve yumurtaların (ve tabi ki başka ürünlerde de bulunabilen) %90'ında bulunan bir bakteri. Yani bu ürünlerde bulunması doğal gibi birşey. ÖNEMLİ nokta şu ki, bakteriler belli bir sıcaklık aralığında yaşayabiliyor sadece, yani pişmiş tavuk, ve yumurtada bakteri olmaz! İçin rahat olsun! Ama çiğ tavuğa, yumurtaya dokunduğun zaman hemen ellerini yıka çölyaklı. Çiğ tavuk kestiğin tahta da başka birşey doğrama... Sonra yerleri fayansları ovman bir işe yaramaz bak benden söylemesi.
  2. Bakteri demişken, hadi biraz daha derin bilgi vereyim; bakteri dediğimiz canlıların iyisi de kötüsü de var. İyileri mayalar mesela ekmeğimizi kabartıyor, sütü yoğurt yapıyor vs. Kötüsü de yiyeceklerimizi bozuyor. Asıl önemli olan nokta nasıl bozuldukları. Bakterilerin hayatta kalıp üreme sıcaklık aralığı 5-63 derece aralığı diye geçiyor çoğu kaynakta. (5-65 diyen de var ama sen ana fikri anladın Çölyaklı) Yani bu sıcaklık değerlerinde sevgili bakteriler, halay çekerek çoğalıyor ve toksit madde üretiyorlar. Sonra pişirme esnasında bakteriler ölse de, toksit madde baki kalıyor. Toksit madde ne? Al sana işte Zehir! Bakteriyoloji dersinden sonra sadede geliyorum, et-süt-yumurta- deniz ürünleri gibi protein gruplarına çoooooooooook dikkat edin. Bu ürünleri 4 saatten fazla 5-65 derece aralığında bıraktığınızda, ev yapımı zehiriniz hazır demektir. Burdan yola çıkıp şunu söylüyorum; hani sen yapmazsın çölyaklı ama,aklında bulunsun yine de; misafirliğe gidiyorsun, çölyaklı arkadaşına jest yapacaksın falan, yaptın peynirli böreği, evlerden uzak çiğ köfte falan, Antalya'dan istanbul'a getirmeye kalkma mesela! Kokuştu, bitti o yiyecek! Ne dedim, 4 saat! Yani kargoya vermek te aynı şey! Biliyorsunuz ben Glutensiz Fırın'dan satış ta yapıyorum, ama sadece kek, kurabiye gibi kuru gıda ürünlerini kargo ile yolluyorum. Peynirli pide yap yolla, sucuklu pizza yap yolla... yuh! Öyle bir durumda herhalde, pizza paketten çıkıp kendi çalar zili abi ben geldim diye ;) Sonuçta, Etlere vs. özellikle dikkat! Sonra boşuna glutenin günahını almayın!
  3. Sezbeleri meyveleri iyice yıkayın.
  4. Mutfak yüzeylerinde, temizlik maddesi kalmamasına özen gösterin! Çamaşır suyu mutfağa girmez Çölyaklı! Şimdi sakin ol ve yavaşça elindeki şişeyi kenara bırak... Zehirlicen mi ayol çoluğu çocuğu!?
  5. Son olarak, evde bu kadar dikkat etmeniz gerekirken, profesyonel mutfaklarda neler olabileceğini bir düşünün, ve güvenmediğiniz yerlerde yemek yemekten kaçının.
  6. Yazın tavuk ve tavuk ürünleri alırken, tüketirken çooooooooooook dikkat edin hatta mümkünse az tüketin.
Şimdi akşamdan dolaba koymayı unutup, ocağın üstünde bıraktığın, etli dolmayı çöpe yolla Çölyaklı... etli yemekler dışarıda beklemez, soğusun doğruca buzdolabına ;)

Benden bu kadar, sağlıkla kalın
Sevgiler,
Selin GÜNEŞ

Yorumlar