Focaccia!



İyi Pazarlar sevgili çölyakdaşlarım!

Son günler ne kadar çok acı doluydu değil mi? Önce şehit haberleri, akabinde Van depremi, buruk ve yarım geçen bir Cumhuriyet bayramı! Bu üçgen içerisinde geçen tartışmalar, hasta beyinlerden çıkan hastalık dolu sesler... ne için? Bir doğal afet geliyor, vuruyor ve din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan herhangi birimizi, birilerimizi vurabiliyor ve insanın, insan olanın yaşadığı acı, yıkım, çaresizlik aynı! Hangi coğrafyadan, hangi ideolojiden olursa olsun, yaşanılan şey aynı! Bizlerse bir an için irkilip, bir dakika sonrasında oturduğumuz rahat koltuklardan ahkam kesmeye devam ediyoruz... ve hayatta kalan için, "hayat" devam ediyor...

Benim hayatım ise, yine planlar, hayaller ve yemek tarifleri arasında geçiyor. Bunun dışında, gezip tozmaya da devam ediyorum ne yalan söyleyeyim! En son durağım glutensiz menüsüyle dikkatimi çeken; Peanut Cafe'ydi. Geçen hafta arkadaşım Ayşegül'ü kattım yanıma, yürü dedim, Taksim'de bir cafe varmış; glutensiz menü yapmış, oraya gitmeliyiz! Aradık, bulduk yerleştik. Şirin bir yer, sıcak bir atmosferi var. Anladığım kadarıyla daha çok aynı binada bulunduğu Akademi İstanbul'a hizmet veriyor. Bir nevi oranın kantini gibi olmuş. Fiyatlar oldukça uygun, yani eğer glutensiz menü istemezseniz! Ben büyük bir heyecanla, glutensiz menü istiyorum; "neleriniz var?" dedim. Garson da en az benim kadar heyecanlanıp, "aa glutensiz menü mü, hımm... makarna var, krep var, pizza var" diye saymaya başladı. Bende yazılı menü bulamamamı dert etmeyip, en sıcak gelen seçeneğe atladım; pizza! Sonra dayanamayıp, ortaya glutensiz içli köfte söyledik. Çölyak öncesi hayatımda yediğim birşey değildi açıkçası o yüzden gerçeğiyle karşılaştıramayacağım, ama tadı güzeldi. Pizza ise vasattı. Yani hem çok küçüktü, hemde tadı biraz superfresh'in hazır pizzalarını andırıyordu (aslında boyutda aynen o kadardı). Sonuçta pek doyduğumu söyleyemeceğim ama belki o benim ayılığımla alakalıdır. En güzel sürprizi hesabı istediğimizde yaşadık. Arkadaşımın yediği bir koccaaaaa tabak dolusu eriştenin fiyatı 8 TL iken, benim yediğim cücük pizza ve içli köftenin 20 şer TL. olduğunu gördük. Arkadaşımın payı 10 TL iken, benim payıma 40 TL düşmesi biraz adaletsiz oldu. Daha şık bir cafede, daha şık ve doyurucu bir tabağa 20 TL verebilirim, daha fazlasını vermişliğimde vardır, ama dediğim gibi hem yemekle hemde mekanla ilgili bazı faktörler sizde o yemekle ilgili bir izlenim bırakır. Siz kafanızda bir bedel belirlersiniz. Aslında bedel belirmezsiniz de çoğu zaman, çünkü o bedel zaten menüde yazıyordur, ve siz ona göre kabul eder ve sipariş verirsiniz ya da hadi canım yuh! deyip başka mekana yollanırsınız. Uzun lafın kısası, glutensiz pizzası bence,20 TL etmezdi. Glutensiz ürünlerin pahalı olduğunu biliyorum, 12 senedir gayet yakından takip ediyorum, evde kullanıyorum, arkadaşlarıma yediriyorum falan hatta ama, bir mekan fiyatlarını belirlerken menüsünde bir tutarlılık olmalı. Normalini 15e satarken glutensizi 20 ye satman normaldir, ama hemen herşeyin 7-10 Tl arasında değiştiği bir menüde glutensiz herşeye 20 TL çekmek biraz uygunsuz geldi bana... Neyse , isterseniz gidin kendi gözlerinizle görün, kararınızı kendiniz verin :)

Nerede kalmıştık? Ah evet...Stajım biteli 1 ay olmasına rağmen, profesyonel hayatıma dair,"hayal ve "plan" ın ötesine geçemedim maalesef. Bu arada arkadaşlarım artık haklı olarak söylenmeye başladılar, "aşçı" oldun, "pastacı" oldun ama biz birşey göremedik henüz! Bende dedim ki, şöyle bir organizasyon yapalım, toplayayım milleti, bir sofra donatayım, marifetlerimi bir bir sergileyeyim. Hem yap-ye, yap-ye; hep benim popom büyüyecek değil ya! Arkadaşlarım da yesinler, onların da poposu büyüsün, haksızlık olmasın; ni-ha-ha-ha-ha!


Bir gün önceden başladım hazırlık yapmaya, bugün tarifini vereceğim Focaccia, ve cheesecake imi bir gün önceden yaptım. Cumartesi gününün tamamını da mutfakta geçirdikten sonra, krallara layık soframı kurdum. Gecenin sonunda şişmiş mideler ve gülümseyen yüzler de mükafatım oldu:)
Gecemin yıldızları, Focaccia, Calzone (kapalı pizza) ve çikolatalı cheesecake oldu. Ben bugün sizinle Focaccia tarifimi paylaşacağım. Focaccia bir İtalyan ekmeği,pizzanın atası olarak ta bilinirmiş. Aslında tipine bakınca neden diye sormaya gerek kalmıyor. Focaccia da pizza gibi yayvan ve bol baharatlı bir ekmek. Sadece biberiye ile yapılan çeşitleri olduğu gibi, zeytin, kurutulmuş domates, karamelize soğan ekleyerek zenginleştirmek te mümkün. Ben zeytin sevmediğim için koymadım, ama anneme söz verdim ona zeytinlisini yapacağım :)Bu kadar geyik yeter hadi bakalım çalışma zamanı, reçeteyi okuyun, not edin ya da alın laptopu mutfağa, doğruuu Focaccia yapmaya!

Focaccia:

Malzemeler:
*500 gr. glutensiz un (Sinangil kullandım)
*20 gr. Zeytinyağı
*30 gr. yaş maya
*15 gr. bal
*10 gr. tuz
*300-350 ml. su
*istedeğiniz kadar kuru domates, kekik, biberiye ve zeytin.


Yapılışı:

1- Unu ve tuzu derin bir kaba eleyin.
2- Su ile açtığınız mayayı, bal ve zeytinyağını ekleyin.
3- Mikserinizin kanca aparatıyla yavaş yavaş karıştırmaya başlayın ve yine yavaş yavaş suyu ilave edin. Hamurun kıvamı biraz yumuşak olmalı.
4- Hamur yavaştan oluşmaya başladığında baharatlarınızı ekleyin.
5- Zeytin ve kurutulmuş domates ekleyecekseniz, hamurun iyice oluşup, toparlanmasını bekleyin, aksi halde zeytin ve domates yoğrulma esnasında çok fazla renk verecektir.
6- Hamur hazırlandıktan sonra, teflon tencere (tercihen pilav tenceresi formunda sığ ve geniş bir tencereye) ya da borcam tepsiye hamuru alıp üstüne tekrar zeytin yağı döküp elinizle bastırarak hamuru tencereye yayın.Dilerseniz üstüne tekrar biraz biberiye serpebilirsiniz.
7- 180C de yaklaşık 30 dk. pişirin.
8- Piştikten sonra yumuşak olması için kabuğu üzerinde biraz daha zeytinyağı gezdirin. (evet bu yağlı bir ekmek! Ama yerken fark edilmiyor... o yüzden dikkat!)


9- Bu kadar zeytinyağı bize bişi yapmaz peeeh! diyorsanız eğer, bir sosluğa ya da o tarz bir mini tabağa zeytinyağı, balzamik sirke, kekik, pul biber koyup, bu karşımı bandırmak suretiyle de yiyebilirsiniz. Ben misafirlere öyle yedirdim, bayıldılar ! (Ni-ha-ha-ha)

Son püf noktası: Kurutulmuş domatesi kullanmadan önce bir süre suda bekletin. Yumuşayınca da küpler halinde doğrayıp o şekilde ekleyin.

Bir sonra ki tarifim, daha çılgın birşey yapmazsam eğer, kapalı pizza olan Calzone olacak! Nam nam nam benim favorim kesinlikle oydu!

Afiyet, bal, şeker olsun!

Yorumlar

Popüler Yayınlar