Yaratıcılık patlamasına 1 kala...

İşte geldim... burdayım sevgili Çölyakdaşlarımmmm! Koskoca dört ayı geride bırakıp stajımı bitirdiğime inanamıyorum...! Staj bitiminde göbek atarım kesin diyordum ama bir boşluk, bir sıkıntı... fena alışmışım o tempoya yahu...

Fark ettiğiniz üzere 1 aydır yazmaya fırsat bulamıyordum, bu bir ay içerisinde çeşitli maceralarım oldu. Hımmm nereden başlasam... İlki; pastaneden ayrılışım. Elalem çapraz bulaşma, şampuan, vs. diye yırtına dursun, ben en cesur ve zeki (!?) çölyaklı olarak, pastacılık mesleğini seçtim. Yani okulla beraber totalde 7 aydır glutenli unların içinde fink atıyorum; "Selin 7 kg un tart!", " Selin! şu un silesini dolduruver !", "Selin ekmeği tarttıktan sonra 3,5kg'dan grissini yap!" gibi... Sonra Eylül ayı başında zavallı villuslarım bu kadar glutene maruz kalmaya daha fazla katlanamamış olsa gerek ki, ben biraz rahatsızlandım. Aramızda yabancı yok aslında, o yüzden açık konuşalım; bir cırcır bir cırcır... mide bulantısı, halsizlik, baş dönmesi de bonuslar zaten biliyorsunuz. 4 gün falan kendime gelemedim. O sıralarda herhangi tuhaf ya da midemi bozacak birşey de yemediğim için, ilk aklıma gelen bu olasılık oldu. Derken ben şefle konuşup bölüm mü değiştirsem acaba, diye düşünürken sağ olsun sevgili arkadaşlarım benim yerime herşeyi halletmişler, işe döndüğümde şefim Selin seni pastaneden aldık, artık soğuk bölümünde çalışacaksın dedi. Bende "peki!" dedim. Böylece gerçek restoran deneyimim başladı.

Pastane bölümü daha çok imalat ağırlıklı bir yer, dolayısıyla servis saatinde pek sıkıntı olmuyor. Ama diğer bölümler sabahtan hazırlıkların yapıldığı, servis saatlerindeyse tam bir koşuşturma ve zaman zaman kaosun hakim olduğu bir ortam, bazen o kadar yoğun oluyor ki, elinizde ki siparişi hazırlarken arkadan gelen 7-8 siparişi daha aklınızda tutup yetiştirmeniz gerekiyor. Son günümde mesela o çılgınlığa 2 saat kadar maruz kaldım ve kendimi gerçek bir aşçı gibi hissettim, her ne kadar sadece salata ve sandviç hazırlamış olsam da... :) Bu arada ben pastaneden ayrılırken; "amaaan çok ta şeyimizde sanki gidersen git" bakışı atan ustaların sonra ki günlerde 900 gr. yumurta sarılarını kendilerinin ayırmasına şahit olmak, hele hele kan ter içinde oradan oraya koşturmalarını izlemek karma felsefesinin somut karşılığı gibiydi!


Tüm bunlar olup biterken ilk pasta siparişimi aldım! Sevgili arkadaşım İlkay, koca bir grup arkadaşı için pasta yapmamı istedi, düşünün ilk siparişim ve 30 kişilik bir pasta yapıyorum ve bu pastayı şeker hamuruyla süsleyeceğim! Ben bir panik bir panik! Sonuçta adım pastacı diye geçiyor da okul dışında pasta yapmışlığım hele şeker hamuruyla muhatap olmuşluğum falan yok! hemde 5-10 kişilik değil, 30 kişilik bir pastadan bahsediyoruz! Neyse uzuuuuuun uğraşlardan sonra (yaklaşık 3 günlük bir mesai) ben aşağıda görmüş olduğunuz pastaları yaptım (kırmızı olan da bonus pastaydı başka bir grup arkadaş için).

Gluten freak Chef gururla sunar! Süpermen pasta! Yaklaşık 30 kişilik olan bu pastamız bence kassak 50 kişilik te olabilir pekala; zira masada ki herkese birer dilim düştükten sonra bile pastanın yarısı hala duruyordu!

Unutmadan söyliyeyim, pastaların ikiside benim özel tarifim olan limonlu-frambuazlı pastaydı ve yiyenler tarafından da pek beğenildi. Bu arada pastalar normal undan yapılmış oldukları için Chef'iniz eserlerinin tadına bakamadı...
Eveeeet bu solda gördüğünüz mini pastamızda, doğum günü sahibi South Park çizgi filmini çok sevdiği için, Eric Cartman karakteriyle süslendi.

Dediğim gibi bunlar ilk deneyimlerimdi, şimdiki planım evde özel tariflerimi deneyip, en iyilerini seçerek sizin hizmetinize sunmak!

Bu arada yeni tarif yok diye üzülmeyin, işlerimi yoluna koyayım bir, haftada 2 tarifle karşınızda olacağım:) Glutenfreak Chef daha yolun çooooooooook başında, keşfetmem gereken milyonlarca yöntem, glutensiz malzeme, teknik ve lezzet var! Sadece biraz zamana ve sabrınıza ihtiyacım var, bir de aslında biraz param olsa ve kendi imalathanemi açabilsem yeni keşiflerimi orada yapabilsem falan ne şahane olurdu değil mi? Ama ne demişler isteyenin bir vermeyenin iki yüzü kara... o yüzden ben kendim ve sizler için herşeyin en iyisini istemeye devam edeceğim... ;)

Glutensiz günler dileğiyle efendim...

Yorumlar

Popüler Yayınlar