Çölyaklının İtalya macerası!
Herkese merhabaaaaaaaaaa! Söz verdiğim üzere İtalya maceralarımı anlatmak üzere karşınızdayım yine. Bir laf vardır, yediğin içtiğin senin olsun, bize gördüklerini anlat diye. Ben tam tersini yapacağım, gördüklerim bana kalsın, ben size yediğimi içtiğimi anlatacağım :)
Fark ettiyseniz, benim İtalyan mutfağına biraz ilgim var. Hep pizzalar, makarnalar, İtalyan ekmekleri peşindeyim. Aslında Çölyak dolayısıyla yasak olan ne varsa, ben genel olarak onların peşindeyim. E İtalyan mutfağıda hamur işleriyle öne çıktığı için, kalbimdeki yeri ayrı. İlk kez 2009 yılında gitmiştim İtalya'ya. Hatta o zamanda araştırmıştım, glutensiz ekmek vs. nereden bulabilirim, glutensiz yemek nerede yiyebilirim diye... Ve birkaç tane glutensiz restoran bulmuştum. Yani internetten bulmuştum ama, Roma'ya gittiğimde bulamamıştım :( Kısa Roma yolculuğum, glutensiz restoranları arayarak bitap düşüp ve gelato+risotto ikilisiyle beslenerek geçmişti. Evet İtalyan mutfağı her ne kadar bizim için kabus görünse de, risotto denen, İtalyan pilavı imdadımıza yetişiyor. O yolculuktan beri içimde ukdedir. İtalyalara gittim de bir gerçek makarna, gerçek pizza yiyemedim! Risotto var dedik tamam da, turistik bir şehirde, sürekli turistik yerleri gezerken, yiyecek birşey bulmak o kadar da kolay olmuyor aslında. Yani her köşe başında, pizzacı, makarnacı var. Sandviçler, kekler, çöreklerde pek yaygın. Yani pek ayaküstü, hiçbirşey yiyeemzsem, patates kızartması yerimci de yok. Dolayısıyla, risotto yoksa, sana yiyecek birşey yok çölyaklı.
Neyse ki, İtalya bu Çölyak konusunda oldukça bilinçli, ve oldukça iyi organize olmuş bir memleket. Doğru yerleri araştırınca, işiniz çok kolaylaşıyor hatta, doğru yere gittiğinizde kendinizi sultan falan sanıyorsunuz, çok eğlenceli!
Efendim, benim kısa kaçamağım aslında bayağı, birdenbire ve ansızın gelişen bir gezi oldu. Taaa geçen Haziran ayında, daha satjımın başındayken, kuzenim arayıp, Milanoya gidiş dömüş uçak bileti buldum hemde 200 TL'ye deyince, bende "oha! al...hemen al!" demiştim...Bilenler bilir, yazın Bodrum'a Çeşme'ye gitmeye kalksanız haftasonunda falan uçak biletleri 400-500 TL yi buluyor. Diyeceğim o ki neredeyse 1 sene önce aldığımız biletlerle Mart başında gittik güzel bir tatil yaptık. Ben bu sefer dersimi daha iyi çalıştım, sürekli google'dayım; gluten free Milano, Gf restaurants in Milan vs. diye, her türlü anahtar kelimeyi arattım. Ve harika bir site buldum;
http://www.celiachia.it/dieta/Dieta.aspx?SS=95&M=781
Buradan gideceğiniz İtalyan Şehrinin bulunduğu bölgeyi ve şehri seçip arattığınızda, size o bölgede yer alan tüm Çölyak restoranlarının adreslerini döküyor. Bu çölyak restoranları da ayrıca AIC yani, İtalyan Çölyak derneğinin denetimi altında ve onlardan onaylı yerler. Yani gönül rahatlığıyla gidip ziyafet çekebiliyorsunuz. Neyse ben kendi araştırmamı yaptım, otele yakın yerleri harita üzerinde işaretledim (yaşasın google map!), bununlada yetinmeyip otelden arattırıp, teyit aldım. Sonrada keyfime baktım :)
İlk gittiğimiz yer, LA Rosa Dei Venti, diye 10 masalık falan ufak ama oldukça güzel bir restorandı.
Buarada oradaki restoranlarla bizim restoranlar pek benzemiyor, yani bizimkiler biraz daha lüks kalıyor oradakilerin yanında. Ama yemekler 10 numara! Buraya geldik, ve ben hemen merhaba ben çölyaklıyım glutensiz menü rica edeceğim dedim. Sahibi sağolsun çok ilgilendi. Ayrı menüleri yok, makarna çeşitlerinden istediğini hazırlayalım dedi, benim gözüm döndü tabi :) Ben o ana kadar hiç yemediğim gnocchi'yi denemek istedim. Siaprişleri verdik, adam yanımöa geldi, masaya hayali bir çizgi çekti; bak bu çizginin dışı sana yasak, önümü göstererek, burasıysa serbest, sen bu bölgedeki herşeyi yiyebilirsin dedi, ve az sonra, bruscettalarımız geldi :) Kuzeniminkiyle aynı! Bir an tereddüt ettim, lan bu glutensiz mi şimdi, yanlış mı getirdiler yahu falan diye, sonra abi tekrar geldi, ne dedim? Bu çizginin içindekiler senin, afiyet olsun deyip yine gitti! Bana da afiyet olması düştü tabi :) Bruscetta sonrası, glutensiz kıtır ekmekler ve grissinim de geldiğinde artık kendimi iyice prenses gibi hissetmeye başladım çölyakdaşlarım.
Abi bir de sipariş alırken ekledi; burada hiçbirşey hazır değil, herşey içerideki mutfakta yapılıyor, yani gnocchi'yi sıfırdan içeride yapacağız, o yüzden biraz uzun sürecek, ama merak etme haşlama suyu bile farklı tabi ki diye... Helal olsun dedim bende içimden. Biz grissiniler, süper şarabımız ve kıtır ekmeklerle oyalanırken, o kadar da uzun gelmedi zaman. Benim Gnocchi'm geldi :)
Ne yalan söyliyeyim, Gnocchi öyle yemesem ölmeyeceğim birşey değilmiş, çok bayılmadım açıkçası. Yani evet lezzetli olmuştu falan , kesinlikle kötü değildi ama konsept olarak, makarna veya risottoyu terci ederim ben. Ana yemeklerde bitince, artık iyice doymuştuk ama abi gelip, tatlı alır mıyız, diye sordu, bende tatlı ne var ki? Dedim ve cevabımı aldım; tiramisu! Hayatımın ilk Tiramisusunu İtalya'da yedim, çok havalıyım yahu! Ve maalesef muhteşemdi! Öyle muhteşemdi ki diyette olduğum şu günlerde rüyalarıma giriyor :(
Ben İtalya'ya giderim de pizza yemeden döner miyim çölyakdaşlarım? İlkinde dönmüştüm ama bu sefer çok kararlıydım! O meşhur İtalyan pizzasını mutlaka yemeliyim. Neyse yine aynı siteden bulduğum bir pizzacıya gittim ertesi gece. Bu adres turistik yerlerden epey uzaktaydı ama metro sayesinde aslında gayet rahat bir şekilde bulduk. Mekana vardığımızda, ulaştığımız yer bir mahalle kebapçısından farksızdı. Zaten çok geç gidebildiğimiz için içeride bizden başka müşteri de yoktu. İngilizce bilmeyen, Orta Doğu kökenli mekan sahibi, İtalyan ailesiyle beraber muhabbet ediyordu, Ortak bir dilde buluşamamıza rağmen, bize çok misafirperver davrandı. İtalya'da bilmeniz gereken en önemli kelime; senza glutine Gluten free dediğiniz kimse birşey anlamıyor, İngilizce konuşabilenler bile. ama Senza glutine dediğinizde , heeee diyorlar. Neyse ben amcaya margarita pizza senza glutine dedim, anlaştık :) 10 dk. sonra, fırından muhteşem birşey çıktı. Tam da ağzımın suları akarak kuzenimin pizzasına bakarken, içimden inşallah bana böyle hazır pizza tabanıyla falan hazırlanılmış, dandik birşey gelmez dedim. Ne bileyim olur olur yani... derken kuzeniminkinin neredeyse aynısı, gayet elde açılmış hamurdan missss gibi pizzam geldi!
Mutluluğun resmini çiz deseler, çizemem ama fotoğrafını göstereyim derim :)
Sizde takdir edersiniz ki, bu yolculuğun hemen ardından gerçekleşen, diyetisyen randevum benim açımdan pek parlak geçmedi. Ama itiraf edeyim, pişman değilim, yine yaparım! Şimdi sağlıklı beslenme günlerime geri döndüm, o kadar da mutsuz sayılmam tabi ama, aklıma bu pizza geldikçe bir fena oluyorum... Ben biraz iidialıydım pizza konusunda, uu beybi harika pizza yaparım ben ya diye, ama daha iyisini yedim mi? Yedim Valla... yalan yok! Bir de pizzanın daha iyi olmasının sebebi kesinlikle; kullanılan peynir (burada öyle pizza mozarellası bulmak pek kolay olmuyor), ve tabi ki, odunlu taş pizza fırını farkı!
Pizzalardan bu kadar bahsetmişken, çoook kısa bir zamanda, yine burada pizzalardan bahsedeceğim, hatta süper fikirler ve tarifler vereceğim sizlere, sizde evinizde mis gibi yapıp yiyeceksiniz.
Şimdilik benden bu kadar, aklıma gelmişken adresleri vereyim, yolunuz Milano'ya düşerse diye;
- La Rosa Dei Venti; Via Piero Della Francesca, 34; Milano
- Pizzeria& Ristorante Da Hakim; Via Valazze,74; Milano
Sevgiyle kalın ...
Fark ettiyseniz, benim İtalyan mutfağına biraz ilgim var. Hep pizzalar, makarnalar, İtalyan ekmekleri peşindeyim. Aslında Çölyak dolayısıyla yasak olan ne varsa, ben genel olarak onların peşindeyim. E İtalyan mutfağıda hamur işleriyle öne çıktığı için, kalbimdeki yeri ayrı. İlk kez 2009 yılında gitmiştim İtalya'ya. Hatta o zamanda araştırmıştım, glutensiz ekmek vs. nereden bulabilirim, glutensiz yemek nerede yiyebilirim diye... Ve birkaç tane glutensiz restoran bulmuştum. Yani internetten bulmuştum ama, Roma'ya gittiğimde bulamamıştım :( Kısa Roma yolculuğum, glutensiz restoranları arayarak bitap düşüp ve gelato+risotto ikilisiyle beslenerek geçmişti. Evet İtalyan mutfağı her ne kadar bizim için kabus görünse de, risotto denen, İtalyan pilavı imdadımıza yetişiyor. O yolculuktan beri içimde ukdedir. İtalyalara gittim de bir gerçek makarna, gerçek pizza yiyemedim! Risotto var dedik tamam da, turistik bir şehirde, sürekli turistik yerleri gezerken, yiyecek birşey bulmak o kadar da kolay olmuyor aslında. Yani her köşe başında, pizzacı, makarnacı var. Sandviçler, kekler, çöreklerde pek yaygın. Yani pek ayaküstü, hiçbirşey yiyeemzsem, patates kızartması yerimci de yok. Dolayısıyla, risotto yoksa, sana yiyecek birşey yok çölyaklı.
Neyse ki, İtalya bu Çölyak konusunda oldukça bilinçli, ve oldukça iyi organize olmuş bir memleket. Doğru yerleri araştırınca, işiniz çok kolaylaşıyor hatta, doğru yere gittiğinizde kendinizi sultan falan sanıyorsunuz, çok eğlenceli!
Efendim, benim kısa kaçamağım aslında bayağı, birdenbire ve ansızın gelişen bir gezi oldu. Taaa geçen Haziran ayında, daha satjımın başındayken, kuzenim arayıp, Milanoya gidiş dömüş uçak bileti buldum hemde 200 TL'ye deyince, bende "oha! al...hemen al!" demiştim...Bilenler bilir, yazın Bodrum'a Çeşme'ye gitmeye kalksanız haftasonunda falan uçak biletleri 400-500 TL yi buluyor. Diyeceğim o ki neredeyse 1 sene önce aldığımız biletlerle Mart başında gittik güzel bir tatil yaptık. Ben bu sefer dersimi daha iyi çalıştım, sürekli google'dayım; gluten free Milano, Gf restaurants in Milan vs. diye, her türlü anahtar kelimeyi arattım. Ve harika bir site buldum;
http://www.celiachia.it/dieta/Dieta.aspx?SS=95&M=781
Buradan gideceğiniz İtalyan Şehrinin bulunduğu bölgeyi ve şehri seçip arattığınızda, size o bölgede yer alan tüm Çölyak restoranlarının adreslerini döküyor. Bu çölyak restoranları da ayrıca AIC yani, İtalyan Çölyak derneğinin denetimi altında ve onlardan onaylı yerler. Yani gönül rahatlığıyla gidip ziyafet çekebiliyorsunuz. Neyse ben kendi araştırmamı yaptım, otele yakın yerleri harita üzerinde işaretledim (yaşasın google map!), bununlada yetinmeyip otelden arattırıp, teyit aldım. Sonrada keyfime baktım :)
İlk gittiğimiz yer, LA Rosa Dei Venti, diye 10 masalık falan ufak ama oldukça güzel bir restorandı.
Buarada oradaki restoranlarla bizim restoranlar pek benzemiyor, yani bizimkiler biraz daha lüks kalıyor oradakilerin yanında. Ama yemekler 10 numara! Buraya geldik, ve ben hemen merhaba ben çölyaklıyım glutensiz menü rica edeceğim dedim. Sahibi sağolsun çok ilgilendi. Ayrı menüleri yok, makarna çeşitlerinden istediğini hazırlayalım dedi, benim gözüm döndü tabi :) Ben o ana kadar hiç yemediğim gnocchi'yi denemek istedim. Siaprişleri verdik, adam yanımöa geldi, masaya hayali bir çizgi çekti; bak bu çizginin dışı sana yasak, önümü göstererek, burasıysa serbest, sen bu bölgedeki herşeyi yiyebilirsin dedi, ve az sonra, bruscettalarımız geldi :) Kuzeniminkiyle aynı! Bir an tereddüt ettim, lan bu glutensiz mi şimdi, yanlış mı getirdiler yahu falan diye, sonra abi tekrar geldi, ne dedim? Bu çizginin içindekiler senin, afiyet olsun deyip yine gitti! Bana da afiyet olması düştü tabi :) Bruscetta sonrası, glutensiz kıtır ekmekler ve grissinim de geldiğinde artık kendimi iyice prenses gibi hissetmeye başladım çölyakdaşlarım.
Abi bir de sipariş alırken ekledi; burada hiçbirşey hazır değil, herşey içerideki mutfakta yapılıyor, yani gnocchi'yi sıfırdan içeride yapacağız, o yüzden biraz uzun sürecek, ama merak etme haşlama suyu bile farklı tabi ki diye... Helal olsun dedim bende içimden. Biz grissiniler, süper şarabımız ve kıtır ekmeklerle oyalanırken, o kadar da uzun gelmedi zaman. Benim Gnocchi'm geldi :)
Ne yalan söyliyeyim, Gnocchi öyle yemesem ölmeyeceğim birşey değilmiş, çok bayılmadım açıkçası. Yani evet lezzetli olmuştu falan , kesinlikle kötü değildi ama konsept olarak, makarna veya risottoyu terci ederim ben. Ana yemeklerde bitince, artık iyice doymuştuk ama abi gelip, tatlı alır mıyız, diye sordu, bende tatlı ne var ki? Dedim ve cevabımı aldım; tiramisu! Hayatımın ilk Tiramisusunu İtalya'da yedim, çok havalıyım yahu! Ve maalesef muhteşemdi! Öyle muhteşemdi ki diyette olduğum şu günlerde rüyalarıma giriyor :(
Ben İtalya'ya giderim de pizza yemeden döner miyim çölyakdaşlarım? İlkinde dönmüştüm ama bu sefer çok kararlıydım! O meşhur İtalyan pizzasını mutlaka yemeliyim. Neyse yine aynı siteden bulduğum bir pizzacıya gittim ertesi gece. Bu adres turistik yerlerden epey uzaktaydı ama metro sayesinde aslında gayet rahat bir şekilde bulduk. Mekana vardığımızda, ulaştığımız yer bir mahalle kebapçısından farksızdı. Zaten çok geç gidebildiğimiz için içeride bizden başka müşteri de yoktu. İngilizce bilmeyen, Orta Doğu kökenli mekan sahibi, İtalyan ailesiyle beraber muhabbet ediyordu, Ortak bir dilde buluşamamıza rağmen, bize çok misafirperver davrandı. İtalya'da bilmeniz gereken en önemli kelime; senza glutine Gluten free dediğiniz kimse birşey anlamıyor, İngilizce konuşabilenler bile. ama Senza glutine dediğinizde , heeee diyorlar. Neyse ben amcaya margarita pizza senza glutine dedim, anlaştık :) 10 dk. sonra, fırından muhteşem birşey çıktı. Tam da ağzımın suları akarak kuzenimin pizzasına bakarken, içimden inşallah bana böyle hazır pizza tabanıyla falan hazırlanılmış, dandik birşey gelmez dedim. Ne bileyim olur olur yani... derken kuzeniminkinin neredeyse aynısı, gayet elde açılmış hamurdan missss gibi pizzam geldi!
Mutluluğun resmini çiz deseler, çizemem ama fotoğrafını göstereyim derim :)
Sizde takdir edersiniz ki, bu yolculuğun hemen ardından gerçekleşen, diyetisyen randevum benim açımdan pek parlak geçmedi. Ama itiraf edeyim, pişman değilim, yine yaparım! Şimdi sağlıklı beslenme günlerime geri döndüm, o kadar da mutsuz sayılmam tabi ama, aklıma bu pizza geldikçe bir fena oluyorum... Ben biraz iidialıydım pizza konusunda, uu beybi harika pizza yaparım ben ya diye, ama daha iyisini yedim mi? Yedim Valla... yalan yok! Bir de pizzanın daha iyi olmasının sebebi kesinlikle; kullanılan peynir (burada öyle pizza mozarellası bulmak pek kolay olmuyor), ve tabi ki, odunlu taş pizza fırını farkı!
Pizzalardan bu kadar bahsetmişken, çoook kısa bir zamanda, yine burada pizzalardan bahsedeceğim, hatta süper fikirler ve tarifler vereceğim sizlere, sizde evinizde mis gibi yapıp yiyeceksiniz.
Şimdilik benden bu kadar, aklıma gelmişken adresleri vereyim, yolunuz Milano'ya düşerse diye;
- La Rosa Dei Venti; Via Piero Della Francesca, 34; Milano
- Pizzeria& Ristorante Da Hakim; Via Valazze,74; Milano
Sevgiyle kalın ...

Yorumlar
Yorum Gönder